google.com, pub-1930911433260146, DIRECT, f08c47fec0942fa0
gcse.src = 'https://cse.google.com/cse.js?cx=' + cx; var s = document.getElementsByTagName('script')[0]; s.parentNode.insertBefore(gcse, s); })();

Turkuaz Renk Beyni Sakinleştirir. 11

Turkuaz Renk Beyni Sakinleştirir. 11
Beyin sinir sistemi başkanlığını yapmaktadır. Talamus, hipotalamus, beyincik, omurilik soğanı, omurilik gibi kısımlara ayrılan merkezi sinir sistemi, buralardan çıkan ve etrafa yayılan çevresel sinir sistemi sistemin parçalarıdır. İki yarım küreden oluşan beyin dışında, diğer kısımlar beyin sapıdır. Bu alanlar oldukça önemlidir. Beyin faaliyetini sakinleştiren Turkuaz renk Omurilik kafatası dışında olsa da, merkeze bağlıdır. Kanalın içinde dizili olan omurlarda herhangi bir yaralanma olması halinde, bunun beyne yakınlığı ölçüsünde yaşamsal önemi yükselir. Ana merkezden vücuda yayılan sinirlerde oluşan yaralanmalarda, bağlı olan doku ve organda felç olsa bile, yaşamı tehdit etmez. Sinir sistemi beyin birlikte işlev gören yapılardır. Vücuttaki sinirlerin uzunluğu yaklaşık 768.000 km dir. Bunun ortalama 400.000 km si çevresel sinirlere, 368.000 km si merkezi sinir sistemine aittir. Beyindeki hücrelerden aynı anda geçen bilgi 200.000 civarındadır. Vücuttan her bölgeden her zaman milyonlarca bilgi, bu hücrelerden geçerek merkez sistemden çevresel sisteme, çevresel sistemden de merkeze aktarılır. Dikkatlerin size yönelmesini sağlar. Genellikle İnsanlara açık bir iç dünyanız vardır.

Bu nedenle derslerimde kolay öğrenilebilir renk kavramlarını iletmeye çalışırım. Beyin faaliyetini sakinleştiren Turkuaz renk Rezonans, her zaman çok güzeldir. Işık ve rengin çalışmak için en kolay biçimi, Çakraların ışın yayımıdır. Gizli enerji merkezleri olarak Çakralar, çevreden enerji ve renk “salınımlarını” alabilir ve geri ve rebilirler. Beyin faaliyetini sakinleştiren Turkuaz renk Her bir Çakra, vücudun bir bölgesiyle, organıyla, sinir ağlarıyla, hormon bezleriyle ve duygusal-ruhsal yaşam temalarıyla yakın ilişki için dedir. sarı renk, gün ortasını ve güneşin en tepe konumunu temsil eder. Işık -biyolojik bakış açısına göre, böylece, güneş ışığının mavi ışık kısmı, en yüksek düzeyini öğle vaktinde bulur. Bu bizi gün boyunca uyanık ve zinde tutar, gece sağlıklı bir uyku uyumamızı sağlar. Renkler her zaman işe yarıyor! Işık ve Renkler dalga boyları ve frekanslarına göre tanımlanır, ancak bugünkü olanaklarla henüz tam anlamıyla fark edemediğimiz birçok başka renk niteliği [bile] her renk te bir yankı uyandırıyor. Beyin faaliyetini sakinleştiren Turkuaz renk bana göre, vücut, bir rengin farklı nitelikleri nden hangisinin o an kendisi için en yararlı olduğunu seçebilecek yetenektedir. Benim önerim Yeni başlayan biri olarak, başlangıçta sistem için de kalın. Daha sonra, farklı öğretmenlerin çeşitli renk tedavi sistemleri çok iyi bir şekilde kombine edilebilir. Basit bir Işın Yayım Tedavisi Lambası Kurmak için Talimatlar Aksesuarlar
1 Flaş lambası (örneğin Mini MagLite AA tipi)
1 Mini MagLite aksesuar seti
7 PAR 30 renk geçirgenleri/filtreler (Çakra Renklerinde, metne bakınız, Ebay’den bulunabilir)
1 Motif zımba, çember çapı 2,2 cm (örneğin Efca, el sanatları malzemesi)
2 Pil
Renk geçirgenlerini motif zımba ile zımbalayın. Renk filtresini flaş lambasının ışık boşaltma konumu üzerine yerleştirin, filtreyi, aksesuar setindeki şeffaf plastik diskle kapatın ve bağlantı için esnek halkayı (aksesuar setinden) takın. Hazır! Size tanıtmak istediğim bir başka ışın yayım tedavi konsepti de belirli akupunktur noktaları üzerinde basit Renk -Enerji Dengesidir

Görünmez bir el sanki güneşi düştüğü kuyudan çıkarmaya çalışır. Altın küre, milim milim yukarı taşınır. Son bir gayretle dağların arasından kurtulur ve göğe asılı kalır? Güneş seyircileri? arkalarını ona hemen döner. Dağdan inmeye dururlar. Bir kısmı heykellerle fotoğraf çektirme yarışına düşer. Kuşların bu doğuşa nasıl eşlik ettiğini duymazlar bile. Tabii ilk ışık larla birlikte Toroslar’ın geceliklerini çıkartıp günlük giysilerini nasıl giyindiklerini de göremezler. Öndeki sıra dağların elbisesinin yeşil, kahve ve bej, arkadakilerin ise gri, mor ve lacivert olduğunu da. Kalabalığın mevzilendiği platformdan uzakta, kayaların arasında, yalnızlıklarını koruyan bir köşe bulup, güneşi sükunet, hayranlık ve saygıyla seyredenler de vardır tabii. Onlar dinlerken yaşadıkları anın ihtişamını sanki kuşanmış gibidirler. Coşku, dillerine şiir olarak vurur. İçinde güneş geçen bütün şiirler birer çiğ damlası gibi heykellerin üstüne düşer. Güneşe bir süre çıplak gözle bakabilmek, için deki ışık şelaleriyle yıkanmak müthiştir. Sürekli bakınca güneşe, için den bir sürü başka güneşler doğuyordur sanki. Güneş biraz yükselince dağın batı terasına doğru yönelir, tam o sırada İnsan, en az güneşin doğuşu kadar etkileyen başka bir manzara ile karşılaşır. Güneşin ışık ları, dağın gölgesini ovaya düşürmüştür şimdi. Nemrut’un sivri zirvesi 30-40 km’lik bir mesafeye, dev bir üçgen halinde yayılmıştır.
Soğuk hâlâ titretir. Ben battaniyelerine sıkı sıkı bürünmüş İnsanları izlerken, güneşin çıplak heykelleri bir battaniye gibi sarıp, Siz de üşüdünüz mü? diye sorduğunu, onların tahrip olmuş bedenlerini teselli ettiğini hayal ettim. Oysa şiirselliğin bu kadarı akla zarardır. Meğer güneş, dünyanın 8’inci harikası olarak nitelenen ve UNESCO tarafından da dünya kültür mirası listesine alınan bu heykellerin düşmanlarından biriymiş. Güneşin, rüzgarla işbirlikçiliği; heykelleri tahrip ediyormuş. Yağmur ve kar suyunun etkisiyle su alan heykeller gündüz deli gibi yanmaya, geceleri çılgın gibi titremeye dayanamıyor, genleşip patlıyormuş. Böyle giderse birkaç yıl sonra toz-toprak olup bitecekmiş. Kuşku ve umut arasında sallanan kalbimi Kahta’da bıraktım. ve anladım Güneş, Nemrut’a çıkan herkesi kendine gebe bırakıyordu. Var olduğundan beri doğmayı hiç aksatmayan güneşe, bir güneş doğurmak bizim de boynumuzun borcuydu.
İnsanı Renklerle yudumlamak Güneşin rengarenk olan doğumunu cümleleri ile içimize sindirdikten sonra, şimdi de maviliklere doğru bir göz gezdirelim isterseniz. Okyanuslar ve denizler hep mavi mavi masmavidirler. Önce cam gibi parlak, berrak, temiz bir mavi. Derinlik arttıkça koyu mavi ve en derin olan yerlerde, yani ışığın bile girmek için okyanustan izin almasının gerektiği yerlerde ise, alabildiğine gizemli ve belki de ürkütücü olan mavinin siyahlığı, masmavi bir siyahlık yada koyu lacivertlik söz konusudur. Aynen camın beyaz olmasına karşın, üst üste koyulan beyaz camların sonradan yeşile çevrilmesi ve arkasını göstermeyen ve görüntüyü yansıtan bir ayna parlaklığı biçimine dönüşmesinde olduğu gibi. Aslında yeşil ve mavi Renkler, suyun serinliği ile gök yüzünün derinliğini bize telkin etmektedirler. Bu nedenle huzur ve rahatlık hissi ve ren bu Renkler, eşyaları olduklarından küçük ve uzak gösterirler. Mavi ve yeşilin koyulaşması ise; ürkütücü derinliğe, büyüklüğe ve belki de korkudan / endişeden doğacak olan sıkıcılığa da kapı açabilir zaman zaman.
Dağları boyayan ressam, genellikle kahverengi ile özdeşleştirir o yükseklikleri? Dağ ne kadar yüksek olursa olsun yol onun üzerinde geçer? diyen Yunus Emre de; belki, uzun ince bir uğraş? sonucu kolaylıkla kahverenginin üzerinden aşacakların öğretmenler olduğunu ifade etmektedir. Toprak da kahverengi ile ifade edilir hep. Orta Doğu ülkelerinde toprak gibi sessiz ve örtücü olan İnsanlara Toprağın babası? anlamında Ebu Turap? derler!.. Kahverengi toprak değil midir bütün kirlerimizi örten, ölülerimizi sarıp sarmalayan ve için e alan sonsuza dek. Yediklerimizin yetiştirilme merkezi de topraktır her zaman? Gözünü toprak doyursun? demez miyiz kızdığımız aç gözlülere Kan kırmızı diye satılır karpuz ve domates pazarlarda. Hem de her domates satıcısının, pazar yerindeki tentesinin genellikle kırmızı olması ile tam da bir uyum için de.
Kanımızca, Renkler hiçbir şekilde bireyi ikincil derecede bırakacak kuvvette olmamalıdır. Renkler kişinin cilt rengine, vücut yapısına, kişiliğine ve kendi Özellikleri ne göre seçilmelidir. Elbette bu seçim yapılırken güzel olan taraflar ortaya çıkarılmalı, buna karşılık aksaklık gibi algılanabilecek olan noktalar da renk oyunları ile gizlenmelidir. Parlak olan Renkler resmi olmayan partiler ve spor kıyafetler için uygunken; yumuşak, koyu ve mat Renklerin ise resmiyet hissi uyandırdığı bilinmelidir. Yolculuk sırasında, sokaklarda salaş bir şekilde dolaşırken ve ya polisin bir kişiyi sivil olarak takip ettiği durumlarda; elden geldiğince az dikkat çeken ve yumuşak Renklerle uyum sağlamış bir kıyafetin seçilmesinde sayısız yararlar vardır. Renkler her zaman kişiliği tamamlamaktadır / tamamlamalıdır. Bir kişi hakkında değerlendirme yaparken, onun kullandığı Renkleri gözlemleyerek genellikle doğru bir fikir sahibi olabilir iz. Dinamik, canlı bir kimse, canlı ve parlak kontraslarla kendini ortaya koyarken, daha az canlı olanlar ise yumuşak Renklerle uyuşurlar.
Yukarıdaki bu genel değerlendirmelerimizden sonra, şimdi de polisin amir ve memurlarının, daha etkin bir iletişim kurmaları bağlamında, her rengi ayrı ayrı ve biraz daha derinlemesine incelemeye çalışalım. Kanımızca, polisin etkin iletişiminde, kurulan ilişkilerden her zaman haklı çıkması yada haklı olması başlı başına nihai bir amaç değildir. Aksine polisin her iletişiminde ve kurduğu ilişkilerinde mutlu olunması ve istenilen sonuca kavuşulmasına çalışması, gerçekten de en önemli bir anahtar unsurdur ki, Renklerin dili de bu anlamda katalizör görevi gören bir olgudur.
Şimdi bu makaleyi okuyan herkes bir an için kendisini bir holding sahibi olarak düşünsün ve kendi şirketine bir güvenlik müdürü alacak olsun. Gazetelere bu konuyla ilgili günlerce ve rilen ilanlardan sonra, başvuru yapmış kişilerle bire bir yapılan görüşmelerde şu masum soruyu yöneltiliyor olsun;. Sizin CV? nizi inceledik. Gerçekten de başarılı bir İnsansınız. Sizi güvenlik müdürü olarak şirketimizde görmek isteriz. İlk planda da 5000 dolar bir aylık ve receğiz. Ayrıca size bir de 2000 model BMW araba ve rmeyi düşünüyoruz. Bu makam arabası şeklinde değil de, sizin kendinizin süreceği, sürekli sizde kalacak olan ve fakat bütün masraflarının şirketçe karşılanacağı bir araç olacak. Acaba ne renk bir araba isteriniz?. Oldukça masum bir şekilde sorulmuş olan bu soru, aslında soruyu yanıtlayacak olan kişinin karakter tahlilinin yapılmasına aracılık edecek olan, profesyonelce hazırlanmış bir (puşt) sorudur. ve ve rilecek her yanıta göre, farklı farklı değerlendirmelerin yapılması söz konusu olur denilebilir dedikten sonra şimdi de gelin Renkleri tek tek incelemeye başlayalım.

Ekranda gördüklerimizin Renkleri & kıyafetleri Tüm dünyada sanatçılardan politikacılara kadar pek çok meslek grubunda çalışanların profesyonel anlamda imaj danışmanları? ndan yardım aldıkları bir iletişim çağında yaşamaktayız. Görüntü, sözlü-sözsüz iletişim, protokol kuralları ve bunların püf noktaları ile ilgili konularda uzmanlaşan ve Renklerle dans ederek, en uyumlu / en ve rimli ortamı sağlayacak şekilde bunlarla oynayabilen kişilere imaj danışmanı denilmektedir ki kanımızca her polis amiri de bir anlamda imaj danışmanıdır / olmalıdır. Böylesi bir imaj danışmanın yardımları ile yapılacak olan bir renk analizi sonrasında, ele alınan kişinin giyim ve makyajı konusunda o bireyin kişiliğine en uygun olan bir tarzın yaratılması söz konusu olmaktadır ki böylesi bir çalışmanın üzerinde gerçekleştirildiği kişiler, hem kendilerini çok daha profesyonel hissetmekte, hem de kendi kendilerine daha da fazla güven duymaya başlamaktadırlar.
Giyim danışmanı Ferruh Karakaşlı. İmaj Yansıtmak istediğimiz görüntüyken, stil kendimize özgü tarzımız, moda da sürekli yenilenen trend ve akımlardır. Stil modanın ötesinde bir kavram. Moda bu anı yansıtıyor, stil ise daha kalıcı bir özellik taşıyor. İmaj ise yenilenebilen ve değiştirilebilen dış görünüm ve bize ait olan Özellikleri n bütünüdür? değerlendirmesini yapar. İmaj bu anlamda, duruşumuz, davranışımız, konulara olan yaklaşımımız, dış görünüşümüz, önceliklerimiz, bir anlamda dışarıya yansıttığımız bir görüntü bir resimdir diyebiliriz. Kesinlikle imajın için de giyimin ve Renklerin de önemli bir rolü vardır ve bu anlamda iyi bir izlenim için ikinci bir şansımız yoktur? değerlendirmesini de hak ve rmemiz gerekir.
Koyu Renkler biçiminde üst başlık altında toplayabileceğimiz lacivert, siyah, bordo, koyu gri gibi Renkleri daha çok politikacılar, bankacılar ve avukatlar giyimlerinde seçmektedirler. Bu Renkler genellikle, başarı, güven, otorite, ciddiyet ve iş bitiriciliği simgelemektedir. Midium tondaki Renkler olarak adlandıracağımız mavi, yeşil ve kahverengi gibi Renkler eğitimciler ve hastane personeli tarafından kullanılır. Yaklaşılabilir, arkadaş-dost canlısı, sevecen görünümlü olmak amacıyla bu Renkler giyilebilir.
Nötr Renkler olarak adlandırılan bej, haki ve hardal Renklerise çok fazla fikir beyan etmekten hoşlanmayan ve birazda tutucu olanların kullandıkları Renkler dir. Pastel Renkler (uçuk pembe, uçuk sarı, uçuk mavi gibi Renkler ) sadeliği, gençliği ve masumiyeti simgelemektedir. Canlı ve parlak Renkler olan portakal, çingene pembesi, kırmızı gibi Renklerise, dinamizmi, yüksek enerjiyi, zaman zamanda agresifliği ve seksüelliği simgelemektedir.
Amerika ve İngiltere de yapılan araştırmaların sonuçlarına göre, lüks bir takım elbise giyerek işlek bir caddede karşıdan karşıya geçen kişiye İnsanlar yol ve rmekte ve onun yolunu kesmezlerken, ayni kişinin işçi kıyafeti dolaşması durumunda, ayni kavşakta karşıdan karşıya geçmesi durumunda ise, kendisine yol ve rilmemekte ve o kişinin geçmesini çevresindeki kişiler beklememektedirler.
Yine BMW, Porsche ve Mercedes gibi arabalarda seçilen baskın renk ise koyu lacivert, metalik Renkler ve özellikle de metalik gridir. Ancak spor arabalarda ise yoğunluklu olarak kırmızı renk lilik de bir yoğunlaşma söz konusudur. BMW ve Mercedes gibi arabalarda genellikle uçuk yeşil ve açık mavi Renklerin kullanılmaması da bu anlamda bir diğer örnekleme olarak düşünülebilir. Çünkü bu iki renk daha çok yerli üretim olan arabalarda yada ucuz Japon yapımı aile tipi arabaların Renklerinde sıklıkla görülür.
Doğru giyim dediğimiz kıyafet seçimi her şeyden önce, doğru ortamda doğru giyinmiş olmayı gerektirir. Yani kişiler öncelikle ortama uygun giyim ve Renkleri seçmelidirler. Ayrıca kişi kendi yapısına da uygun giyinmiş olmalıdır. Burada anlatmak istediğimiz, hem fiziksel Özellikleri hem de hayata bakış ı kapsayan bir durumdur. Fiziksel özellikler denilince İnsanın ten rengine uygun giyinmesi anlaşılır. Kişiler fiziksel özellikler bakımından aynı mevsimler gibi ilkbahar, yaz, sonbahar ve kış olarak dört ten grubuna ayrılır. Koyu tenliler kış grubuna girer ve onların kışın seçmesi gereken Renkler, lacivert ve siyahtır. Gömlek olarak da mavi tonlarını seçmelerinde yarar vardır. Sonbahar tipi denilen kişiler ise kahve ve yeşilin tonlarıyla iyi anlaşırlar. Amerika da birçok politikacının seçimleri kaybetmesinde doğru giyinmemelerinin rolü vardır. Finans kurumlarında ve ya bankalarda bizi yeşillerle, morlarla ve ya sarılarla karşılayan bir kişiye paramızı teslim etmekte zorlanırız. Genellikle böylesi durumlarda karşımızdaki kişinin üzerinde ciddiyeti temsil eden lacivertler, koyu maviler ve siyahlar görmek arzularız. Yine yoğun bir iş gününün ardından bir sanatçıyı dinlemek için bir yere gitmişsek orada da koyu takım elbiselerin için de olan bir kişiyi görmek istemeyiz.
Bu bölümün girişinde satır başlığı olarak ifade ettiğimiz imaj danışmanlarına en çok gereksinim duyan kesimlerin başında hiç şüphe yok ki televizyon dünyasında çalışan ve ekrana her gün çıkanlar gelmektedir. Çünkü her gün milyonlarca İnsanın karşısına çıkan spikerler ve sunucular, eğer işlerine ve tiplerine uygun kostümler giyerlerse ve kıyafetlerindeki Renklerle oynamasını bilirlerse, daha genç ve dinamik bir görüntü sergileyeceklerdir. Onların görüntülerinin ve kıyafetlerinin aşağıda irdelenmesi sonucunda, biz de kendi dünyamızda başkaları ile iletişim kurarken, doğru olan benzeri uygulamaları yapacak, yanlış olanları da onların örneklemelerinde görerek yapmamaya çalışacağız. Şimdi de ekranda en çok görünen spikerlerin kıyafet ve Renkleri ile ilgili değerlendirmelerde bulunalım

Renklerin ve rdiği mesajları, polisi tanıma ve tanıtma bağlamında kendine özgü ve içten cümlelerle özetleyen özel harekat amiri Ahmet Bağcı.. İnsan ne kadar da mükemmel bir makine! Renkler den, ifadelerden, bedenin hareketlerinden, kokudan; kısacası çevremizdeki her şeyden, ne de güzel şeyler anlıyor, hissediyor. Mutlu oluyor, onure ediliyor, esef duyuyor, tedirgin oluyor ve korkuyor. Bilmediğimiz ne kadar da çok şey var. Aslında öğrenmeyi arzulamıyor da değiliz. Fakat neyi nasıl yapacağımızı, kimden neleri nasıl soracağımızı bilmediğimizden, yol almamız bir hayli zor oluyor. Ah be Hocam!.. Hem bizim, hem de yetişen çocuklarımızın için de ne cevherler var da, işlenmediğinden / eğitilmediğinden, sosyal bir cahil olarak şekilleniyor ve karnını doyurmaya çalışırken de hayatı noktalayan anlamsız İnsanlar oluyoruz. Bilgi toplumu polisi olma yolu na oldukça geç girmiş olsak da; İnsanlardan, Renkler den, kokulardan zevk almaya ve (eski yaşantımla kıyasladığımda şimdilerde) araştırıp öğrendikçe daha da mutlu ve huzurlu bir şekilde yaşamaya başladım. Aracımın rengiyle, gözlerimin sesiyle vücudumun diliyle, mimik ve jestlerimle bu ülkenin yurttaşlarına hepinizi çok seviyorum ve size kurban olayım? diyorum Bilgi toplumunda, anlaşabileceğimiz, bir araya gelebileceğimiz, sevebileceğimiz, tolerans ile dinleyebileceğimiz bir dili, bir rengi kullanıyor olsak. ve , siyahı-beyazı, sağı-solu ile kurban olayım? herkese, hepinizi çok seviyoruz desek. Yeter ki iyi şeyler yapalım, mutlu yaşayalım düşüncesini polis olarak bir şekilde ifade edelim de, bu hangi dil, hangi renk ile olursa olsun, ama mutlaka olsun. demektedir.
Ağzın bal yesin senin sevgili Ahmet!.. Ne güzel ve yalın bir şekilde bizim duygu ve düşüncelerimizi yansıtırsın!.. ve bu bağlamda, gerçekten de yüzlerce teşekkürler Polis Akademisi ve Koleji ile Afyon, İzmir, Aksaray, Yozgat, Afyon, Kayseri, Samsun, Trabzon, Erzurum, Balıkesir, Nazilli, Malatya polis okullarındaki öğrenci arkadaşlara!.. ve binlerce teşekkürler Cumhurbaşkanlığı Koruma Müdürlüğü, TBMM, Asayiş, APK, Eğitim, Pasaport, Güvenlik, Terörle Mücadele, Koruma, Kaçakçılık ve Organize Suçlar Daire Başkanlılarında ve rdiğimiz kurslar bağlamında tanıştığımız binlerce amir ve memur olan polislere. Çünkü sizinle birlikte olduğumuz her derste, biz de sizinle birlikte yeni yeni bilgileri öğrendik durduk. Bizim söylemek isteyip de lafı döndürüp-dolaştırdığımız, sağdan-soldan alıntılarla süslemeye çalıştığımız, kıl ile-yün ile? ve Renklerin dili ile ifadeye döktüğümüz duyguları / düşünceleri, çoğu zaman siz; ne de kıvrak bir biçimde, yalın, açık ve net olarak ifade ettiniz. Bazen gözlerimi kaparım vazifemi yaparım? dediniz acı acı. Bazen de benim adım Hıdır elimden gelen budur? haklı anlatımını kullandınız. Ama hiç yılmadınız ve güzele doğru koştuğunuzu da göstererek.
Çevremizde olan pek çok şey, kendi dili ile bize bir şeyler hem de çok önemli bir şeyler anlatmaktadır, yeter ki biz de bunu anlayacak his, duyacak kulak, görecek göz olsun!.. Böylesi bir göz, kulak ve hislerimiz yoksa bile çok da üzülmemek gerekir. Üzülmemelidir çünkü bunlar kazanılabilir.
Bunların kazanılması için öncelikle bu isteniliyor olmalı, sonra da çok okumalı, sürekli kendimizi geliştirmeli, uygulamaya yönelik tecrübelerden yararlanmalı, bir çiğnemlik sakızın varsa bir bilene çiğnet? yada herkes sakız çiğner ama komşunun kızı Fahriye abla bir aşka çiğner? anlatımlarında da gördüğümüz gibi konusunda uzmanlaşmış deneyim sahiplerinin sohbetlerinde bulunmalı, bilgi birikimimizi kesinlikle yazılı ve sözlü materyaller haline getirip başkaları ile de paylaşmalıdır.
İşte bunların yapılası sonucunda hücrenin dili de, mikrobun dili de, bedenin dili de, yemek yemenin dili de, hayvanların dili de, doğanın dili de, gezegenlerin dili de, güneşin dili de, Renklerin dili de rahatlıkla okunabilecek ve okunulan her ayrı dilden kelimelere sığdırılamayacak derecede zevk ve mutluluk alınacaktır.
İşte bunun için herkes başka başka makalelerden, kitaplardan, söyleşilerden, panel ve konferanslardan, kısacası çevremizde olan her şeyden / her olaydan, gökkuşağının Renkleri gibi rengarenk alıntılar yapacak. Çünkü biz de, aynı MÖ 190-159 arasında yaşayan Şair Terentus? un söylediği şekliyle. bir İnsanız ve İnsanla ilgili olan hiçbir şeye kayıtsız kalamayız? İşte bu nedenle de, çeşit-çeşit alıntılar yapılacak, polisle ilgili olan, polisi tartışan, polis yazan, polisi sanık sandalyesine oturtan, polisi en kahraman haline getiren her şey sürekli okunulacak ve uygulamada edindiğimiz tecrübeler başkaları ile paylaşılacak.
Sonra bu alıntılar, bilgi birikimleri karşı karşıya getirilecek, günlerce, aylarca ve hatta yıllarca tartışılıp duracak. Daha sonra bir alıntıda karar kılınacak. ve sonra, internetten kitaplara, makalelerden ilk el kaynaklara kadar; elimizin vardığı, dilimizin döndüğü, gücümüzün yettiği bütün materyallere / İnsanlara, yeniden dönülecek ve yeniden alıntıların yapıldığı kaynaklara bakılacak. Ama bulunamayacak artık, o beğendiğimiz ve kendisinden alıntı yaptığımız gerçek eser. Bulunamayacak artık; bizim onda, onun da biz de hayat bulduğu alıntı. ve düşüneceğiz yeniden kendi kendimize yoksa kimse söylememiş miydi bunu.

Bu renk ten hoşlananların duygu ve düşüncelerinin saf ve açık olduğu görülür. Giysilerinizde turkuazı kullanırsanız genç ve dinamik kalırsınız. Turkuaz Hayat verir, arındırır, ağrı giderir, serinletici, cilt problemlerine, başağrısına ve strese karşı faydalıdır. Altın Sinir sistemini güçlendirici, depresiyona faydalı, dalak, mide ve karaciğerin çalışmasını düzenler. Beyin faaliyetini sakinleştiren Turkuaz renk , aurayı güçlendirir, kalp, dolaşım, Beyin faaliyetini sakinleştiren Turkuaz renk organlarımızın faaliyetini sakinleştirir, ağrıyı azaltır, rahatlatır ve heyecana eğilimli duygu Aralığını azaltır. Mor, lila, pembe tonları arasındaki rengi de Türk mutfağında salatalara renk ve lezzet ve rmek için tercih edilmiştir. Beyin faaliyetini sakinleştiren Turkuaz renk beyin faaliyetini sakinleştirir, yanmış derinin yeniden oluşumunu teşvik eder. Beyin faaliyetini sakinleştiren Turkuaz renk Sinir sistemi beyin, sinir sistemi denildiği zaman nöron adı verilen hücre yığını düşünülebilir. Fakat bu sistem mükemmel şekilde yaratılmış kompleks bir sistemdir. Ana merkezleri yakın şekilde kafatası içine yerleştirilmiş, uzantılar ve tali merkezlerde vücuda yayılmış şekildedir.

 

 

İndeks: kromoterapi, alternatif tedavi, renk, zihin, enerjist, enerjist masör, masör, Emre Karakaya, +9 0534 519 9001, Bursa, ekonomik, spiritual, physical therapy, color therapy, heart therapy, blood pressure, chromotherapy, red, art therapy health, Color, mind, body,

.

Sporcu Masajı, Sporcuya Güç Katar.

Yumurta Kas Geliştirir.

Kızılcık Sağlıklı Cinsel Yaşam Sağlar.


.

—–

loading…

—–




—-
.

Bilgi kaynaklarımız:
www.enerjistmasor.com

www.bitkiveinsan.com

www.faydaliyasam.com

www.google.com

UYARI:
Sitemizde hastalikları teşhis tedavi etmek ile ilgili 1219 sayılı Tababet Kanunu’na göre sadece doktorların görevi olduğu bilinciyle, web sitesinde yer alan bilgiler sağlıklı ve yararlı yaşama hakkında bitkisel doğal tavsiye niteliğinde olup paylaşımlar ve konularımız tavsiye ettiğimiz ürünlerimiz ilaç değil, yaşama yararlı besin destek ürünleridir. Tedavi veya hekim tedavisi yerine geçmez. Paylaşılan metinlerde ve Kürlerin içerisinde geçen bitkilerin kullanımından önce, özellikle adı geçen bitkilere alerjiniz olup olmadığını doktorunuza kontrol ettirdikten sonra kullanmanız tavsiye olunur. Yaşama sağlıklı, afiyet içinde, yararlı yaşamanız dileklerimizle…

—–


—–

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir