Siyah Renk Otoriteyi Temsil Eder.3

Siyah Renk Otoriteyi Temsil Eder.3
Otoriteyi temsil eden siyah renk insanı ayakta tutan bütün bu sistemler ve organlar, enerjiye (belirli renklere) karşı duyarlıdırlar. İnsanın içinde bulunduğu duygusal değişiklikler (öfke, korku, negatif düşünceler vs. ) chakralarda enerji dengesizliği meydana getirir. Burada, belirli bir rengin fazlalığı veya azlığı söz konusudur. Chakraların dengesiz çalışması fizik bedende hastalıkları oluşturur. Eğer bünyemizde herhangi bir denge bozukluğu başgösterirse, bazı renkleri veya renk kombinasyonlarını kullanarak, iç dengemizi tekrar kurabiliriz. Otoriteyi temsil eden siyah renk çevrelerine yaydıkları titreşimler, vücudun elektromanyetik ışınımıyla doğrudan bir etkileşim içindedirler. Söz konusu titreşimler chakralar tarafından emildikten sonra, direkt olarak omurgalara iletilirler. Omurgalara ulaşan bu enerji dolu titreşimler, sinirler yardımıyla gerekli organlara ve dengesi bozulan sistemlere taşınırlar. Böylece fiziksel rahatsızlıklara yol açabilecek olan duygusal ve zihinsel şikayetler en aza indirilir. Renklerle tedavi üzerinde çalışırken karşılaşılan en büyük sorun ise, ihtiyaç duyulan renklerin belirlenmesidir.

Renk Işık Tedavisi, Otoriteyi temsil eden siyah renk Kromoterapi Işık ve Rengin Enerji İlkeleri natüropati uygulamasındaki modern cihaz destekli metotların bir parçasıdır. Bu tedavi çok eskiye dayanır, çünkü renk ışık tedavisi, köken itibarı ile güneş ışığıyla tıbbi tedavi anlamına gelen Helioterapiden türemiştir. Otoriteyi temsil eden siyah renk fiziksel anlamda ışık ve renk, iyi tanımlanmıştır. Güneş ışığı, elektromanyetik spektrumun bir parçası olup yaklaşık olarak %42’si kızılötesi ışınlardan (“termal radyasyon”), %51’i görünür ışıktan ve yaklaşık %6’sı mor ötesi ışınlardan (UV-ışını) oluşur. Gözlerimizle görebildiğimiz ışık, yani, elektromanyetik spektrumun optik olarak fark edilebilir aralığı, 380 ila 780 nm dalga boyları arasında değişir. Otoriteyi temsil eden siyah renk Kızılötesi ışınlar genel olarak ağrı tedavisi için termoterapide kullanılırlar. UV-ışını dermatolojide, örneğin UV-B ışını (özellikle 311 nm) sedef hastalığının, UV-A ışını ise (320-380nm) atopik egzamanın tedavisinde kullanılır. Güneş ışığı spektrumunun her rengi, organizmamızda belirli bir reaksiyona neden olur. Reaksiyon düzeyleri farklıdır.

Renklerin duygusal ve ruhsal etkilerinin yanı sıra metabolik ve yapısal düzeyde etkileri bulunur. Otoriteyi temsil eden siyah renk Işık ve renk, vücudumuzca cilt ve gözler, aynı zamanda Çakralar (vücudumuzun ötesindeki enerji organları) ve besinler aracılığıyla emilir (bu bağlamda ikinci derece bitkisel boyalar büyük rol oynar). Vücudumuzun dışarıdan yalnızca ışık almayıp aynı zamanda, “BioFoton radyasyonu”olarak da bilinen ultra zayıflıkta bir hücre radyasyonu (“luminesans”) vermesi özellikle heyecan vericidir. Bu ışık, hücre bölünmesinden kaynaklanır ve eşevrelidir, yani lazer benzeri bir düzeni vardır. “Vücudun kendi ışık üretiminin”varlığı hakkındaki bilgileri Rus Alexander Gurwitsch’in araştırmalarına ve Alman Profesör Fritz-Albert Popp’un onlara dayanan çalışmasına (“Der Mensch ist ein Lichtsauger”) [İnsan Işık Emici bir Cihazdır*] borçluyuz. *İnsan ışıklı vakum temizleyicisidir, olarak da tercüme edilebilir! Işığın işi: Hücre iletişimi Vücudumuz karmaşık bir şekilde organize edilmiştir. Her bir hücrede saniyede aynı anda yaklaşık 30. 000 ila 100. 000 kimyasal reaksiyon gerçekleşir. Otoriteyi temsil eden siyah renk bu, vücutta eşzamanlı olarak tasarlanan 1. 000. 000. 000. 000. 000. 000=1 kentilyon reaksiyon demektir! Vücuttaki bütün doku fonksiyonlarının yüksek derecede organize edilmiş etkileşimini garanti etmede yalnızca ışık, dolayısıyla fotonlar, bu süreçleri sayısal açıdan yeterli hız ve kesinlikle yönetebilecek gibi görünmektedir. Potsdam’daki “Institude for Advanced Sustainability Studies”Bilim Direktörü Carlo Rubbia, bunu araştırdı. Otoriteyi temsil eden siyah renk 1984 yılında Simon van der Meer ile birlikte Nobel Fizik Ödülünü aldı.

Birlikte, maddenin, dolaysıyla gördüğümüz ve dokunabildiğimiz her şeyin birleşmiş olduğu bilmecesini çözdüler. Temel olarak dünyamızın yalnızca 1 milyarda biri kütleden oluşur, geriye kalansa saf enerjidir. Enerji kuantlarının kütle parçacıklarına oranı 1. 000. 000. 000 (milyar) / 1’dir. Basitçe söylemek gerekirse: Otoriteyi temsil eden siyah renk enerji süreçleri, maddesel süreçlerden daha ağır basar. Bugün DNA, insan hücresi radyasyonunun en önemli depolama yeri olarak görülmektedir. “Biyolojik organizmaların iç düzeni güneş ışığıyla bağlantılıdır. “Işık, Salınım ve Enerjidir (Dalga-Parçacık Düalizmi) Işık, bir yerden bir yere hareket ediyorsa, bir dalga gibi davranıyordur. Güneşten yayılan ışık dalgalarını belirleyen, frekansları ve dalga boylarıdır. Otoriteyi temsil eden siyah renk dalga boyu= bir dalganın genliğinin bir sonrakine uzaklığı (ölçü birimi nanometre, nm / 1 nanometre = metrenin milyarda biri, 10-9 metre) Frekans= zaman birimi başına salınım süreçlerinin sayısı (ölçü birimi Hertz, Hz), yani, bir saniyeden sonra belirli bir noktaya ulaşan dalgaların sayısı Işık bir organizma tarafından alınıyorsa, bir parçacık gibi davranıyordur. Işığın e küçük parçacığına “foton”denir. Fotonlar bir dalganın ve bir parçacığın özelliklerine sahiptirler, dolayısıyla bilginin ve enerjinin taşıyıcılarıdırlar. Otoriteyi temsil eden siyah renk uzak Doğu Tıbbının Perspektifi Çin Tıbbının bakış açısına göre ışık enerjisi parlaklık ve sıcaklık Yang ilkesine (“dağların güneşli yanı”), karanlık ve soğukluk ise Yin’e (“dağların gölgeli yanı”) atfedilmiştir. “Yaşam nefesimiz”Çi, ışığın da içlerinde olduğu farklı enerji kaynaklarından beslenir: Kalıtsal enerji, Besin enerjisi, Nefes enerjisi, Savunmacı enerji, Kozmik enerji (güneş ışığı!), Cinsel enerjidir Otoriteyi temsil eden siyah renk Organları Tedavi Eder.

Otoriteyi temsil eden siyah renk, ışık yoksunluğunun vücutta işlev bozukluğuna yol açtığı teorisine dayanan bir enerji çalışması şeklidir. Her renk kendi frekansı ve titreşimine sahip olduğundan, vücudun belirli bölümlerini tedavi etmek için belirli renkler kullanılır. Vücut, sırayla rengin titreşim desenine tepki verir ve disfonksiyonu düzeltmek için çalışır. Renksiz bir dünya, ne kadar tatsız tuzsuz olurdu değil mi? Siyah, beyaz bir dünya soğuk ve duygusuz. Otoriteyi temsil eden siyah renk yaşamımızın ve sağlığımızın bir parçasıdır, enerjileriyle ruhsal ve fiziksel durumumuzu etkilerler. Her renk kendi titreşimleriyle ışık saçar ve vücut dengeyi korumak için güneş ışınlarından gelen renkleri filtreleyerek ihtiyaç durumuna göre absorbe eder. Terapide renk spektrumunun bir ucunda kırmızı, bir ucunda mavi vardır. Kırmızı canlandırıcı ve uyarıcı etki yaparken, mavi sakinleştirici ve rahatlatıcı etkiye sahiptir. Otoriteyi temsil eden siyah renk gördüğümüz renkler, soğurulmayıp, yansıtılan renklerdir. Bir ışık huzmesi spektrumun tüm renklerini kapsar. Örneğin; bir yaprak, yeşil dışındaki tüm renkleri soğurup sadece yeşili yansıttığı için yeşil görünür.

Otoriteyi temsil eden siyah renk nde vücutta aktif enerji merkezi olarak çalışan çakraların kendine özel temel renginin olduğu kabul edilir. İdrar akışının normal olmaması, yavaşlaması da taş oluşuma yol açan sebeplerden bir tanesidir. “Akan su kir tutmaz” benzetmesi burada geçerlidir. İdrar akışının yavaş olması içindeki kristallerin çökelti ve taş oluşturmasına neden olmaktadır. Prostat hastalığı ve idrar yolunda darlıklar gibi idrar akışını engelleyen hastalıklar, taş oluşum oranını arttırmaktadır. Bunlara ek olarak hiperparatiroidizm adı verilen bir endokrin bozukluk da kan kalsiyum miktarını ve idrardaki kalsiyum miktarını arttırarak kalsiyum taşı oluşumunu arttırmaktadır. Kalıtsal bir hastalık olan sistinüri yani idrarda sistin miktarının fazla olması sistin taşlarının oluşmasına neden olmaktadır.

Böbrekte taş oluşturan diğer bir hastalık, absortif hiperkalsüri adı verilen kalsiyumun bağırsaklardan fazla emilmesine neden olan bir hastalıktır. Otoriteyi temsil eden siyah renk Bu hastalıkta vücut bağırsaklardan aşırı miktarda kalsiyum emmektedir. İdrarda kalsiyumun atılımını arttıran böbrek hastalıkları da kalsiyum taşı oluşumunu arttırmaktadır. İdrarda fazla ürik asit atılmasına neden olan ürik asit yükseklikleri, proteinden zengin besinler aşırı miktarda beslenme böbrek taşı oluşumunu arttıran faktörler olarak düşünülmektedir.

Özellikle menopoz sonrası bayanlarda kalsiyum tedavisi uygulanması kalsiyum içerikli hapların ve ilaçların kullanılması taş üretiminin artmasına neden olan faktörler olarak düşünülmektedir. Ancak burada belirtmek gerekir ki kemik erimesinin neden olacağı rahatsızlıklar ve hastalıklar taş oluşumunun neden olacağı rahatsızlığa göre daha ciddi etkilere sahip olduğundan menopoz sonrası bayanlara kalsiyum tüketimi konusunda doktorlarının tavsiyelerine kesinlikle uymalarını tavsiye etmekteyiz. Tansiyon ve kalp yetmezliği tedavisinde sıklıkla kullanılan bazı diüretikler ya da mide rahatsızlıklarında kullanılan bazı anti asit türlerinde idrar kalsiyum atılımı artarak taş oluşumunda riskli durumlar yaşanabilmektedir.

Böbrek taşının belirtileri nelerdir? İdrar yollarında bir kez taş oluştuğunda zaman içerisinde taş milimetrik olarak büyür. Otoriteyi temsil eden siyah renk Belli bir süre böbrekte bir noktada büyüyen taş belli bir olgunluğa geldikten sonra etrafında tutunduğu dokulardan ayrılmakta ve böbrek içinde yer değiştirmekte ya da idrar akımına kapılarak üretere geçmektedir. Böbrekte duran bir taş büyük çoğunlukla hiçbir belirti vermez. Çünkü böbreğin ağrı hissi ancak kapsülün gerilmesiyle yani böbreğin şişmesi ile oluşmaktadır. İdrar akışını tıkamayan taşlar semptomsuz bir şekilde yıllar boyunca böbrekte durabilirler. Taş yerinden ayrılıp böbrek içerisinde yer değiştirdiği ya da üretere geçtiği zaman idrar akımı zorlamakta, tıkanmakta ve taşın gerisindeki idrar kanalı ve böbrekte tıkanıklığa bağlı basınç artışı meydana gelmektedir. Böbrek kapsülünde meydana gelen gerginlik renal kolik adını verdiğimiz çok şiddetli ağrıya sebep olur. Normal doğum yapmış bayanlar taş ağrısının doğum ağrısından daha şiddetli bir ağrı olduğunu belirtirler. Ağrının karakteristik özellikleri; aniden başlaması, şiddetli irritasyon, idrar yapma hissi, keskin veya kramp tarzı bir ağrıya sebep olma özellikle lomber bölge adını verdiğimiz sırt ve yan tarafta şiddetli ağrılara neden olmasıdır. Bazen ağrı sırttan ön tarafa kasık bölgesi ve genital bölgeye doğru yayılım gösterebilmektedir. Kimi zaman hastada bu belirtilere ek olarak idrarda kan, bulantı-kusma meydana gelebilir. Çok nadir olarak taşlar hiçbir belirti ve şikâyet yapmadan düşebilirler. Ancak genellikle durum böyle olmaz. Taş sadece böbrekte iken sessiz kalır. Üretere düştüğünde i Otoriteyi temsil eden siyah renk se çok şiddetli ağrılara sebep olur.

Taş oluşumunu engellemek için yapılabilecekler; Otoriteyi temsil eden siyah renk Bol miktarda sıvı alınmalıdır. Sıklıkla taş oluşturan hastaların günde en az 2 litre suyu 24 saat boyunca düzenli aralıklarla eşit miktarlara bölerek alması önerilir. Geçmiş yıllarda kalsiyum taşları oluşturan hastalara kalsiyum içeren yiyeceklerden uzak durulması öğütlenirdi. Ancak son yıllarda yapılan çalışmalar göstermiştir ki kalsiyum yasaklamak kalsiyum taşı oluşum riskini bilakis arttırmaktadır. Ailesinde taş olan insanlarda yüksek dozda kalsiyum, vitamin C veya D kullanmak taş oluşum riskini arttırmaktadır. Bu tip ürünleri kullanması gereken hastalar yakın takip edilmeli, sıvı alımları arttırılmalı ve gerekirse sitrik asit içerikleri ile desteklenmelidir. Taş oluşturma riskini belirleyecek olan metabolik analizler adını verdiğimiz testler bu hastalarda özellikle yapılmalıdır. Tuz kullanımı kısıtlanmalıdır. Hayvansal protein tüketimi kısıtlanmalıdır. Otoriteyi temsil eden siyah renk Böbrek taşları nasıl tedavi edilir? Taşın boyutları, taşların sayısı ve yerleştiği yerler taş tedavisine karar verme sırasında göz önüne alınan en önemli faktörlerdir. Ayrıca taşın içeriği biliniyorsa bu da taş tedavisinde seçilecek tedavi modelitesini etkileyen nedenlerden biri olmaktadır. Böbrek taşlarında ki cerrahi tedaviler: ESWL ses dalgasıyla taş kırma, Üreteroskopi (URS), Perkütan nefro litotomi (PNL), Açık cerrahi, ESWL (Ekstracorporeal Shock Wave Lithotripsy) Ses (şok) dalgasıyla taş kırma Otoriteyi temsil eden siyah renk Taş tedavisinde en sık kullanılan yöntemdir. Litotriptör taş kırma makinesi adı verilen bir cihaz kullanılır. Vücut dışında üretilen ultrasonik dalgaların ya da şok dalgalarının cilt, deri, dokular geçilerek taşa iletilmesi ve taş üzerinde meydana gelen titreşimler sayesinde taşın parçalara ayrılmasını meydana getiren bir yöntemdir. Tekrarlayan şok dalgası atışları sayesinde taş üzerinde bir stres meydana getirilir ve sonunda taş bu strese dayanamaz ve çatlar. Otoriteyi temsil eden siyah renk Daha sonra ufak, pul gibi parçalara ayrılır ve bu parçaların idrar kanalından kolayca geçmesi umut edilir. Taş kırma uygulanan hastaların böbreklerinin sağlıklı olması ve üreter, mesane üretradan oluşan idrar kanallarında herhangi bir engel ile karşılaşmadan dışarı atılabilmesi için buralarda bir tıkanıklık olmaması gerekmektedir. ESWL noninvaziv bir tedavi yöntemidir yani vücut içerisine bir girişim yapmayı gerektirmez. Ülkemizde çoğunlukla ayaktan uygulan bir prosedürdür. İyileşme zamanı kısadır. Birçok insan çok kısa süre içerisinde normal aktivitelerine döner.

indeks: renk, Spor, Color therapy, zihin, beden, duygu, denge, canlılık,  alternative therapy,

.

Ofiste Masaj iş Yaşamına Yararlıdır

Hayvan Masajı Faydalıdır

Epsom Tuzu Güneş Yanığını Hafifletir.

Yumurta Kas Geliştirir.

.

.

Bilgi kaynaklarımız:
www.enerjistmasor.com

www.bitkiveinsan.com

www.faydaliyasam.com

www.google.com

UYARI:
Sitemizde hastalikları teşhis tedavi etmek ile ilgili 1219 sayılı Tababet Kanunu’na göre sadece doktorların görevi olduğu bilinciyle, web sitesinde yer alan bilgiler sağlıklı ve yararlı yaşama hakkında bitkisel doğal tavsiye niteliğinde olup paylaşımlar ve konularımız tavsiye ettiğimiz ürünlerimiz ilaç değil, yaşama yararlı besin destek ürünleridir. Tedavi veya hekim tedavisi yerine geçmez. Paylaşılan metinlerde ve Kürlerin içerisinde geçen bitkilerin kullanımından önce, özellikle adı geçen bitkilere alerjiniz olup olmadığını doktorunuza kontrol ettirdikten sonra kullanmanız tavsiye olunur. Yaşama sağlıklı, afiyet içinde, yararlı yaşamanız dileklerimizle…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir