google.com, pub-1930911433260146, DIRECT, f08c47fec0942fa0
gcse.src = 'https://cse.google.com/cse.js?cx=' + cx; var s = document.getElementsByTagName('script')[0]; s.parentNode.insertBefore(gcse, s); })();

Lenf ve Salgı Bezlerini Lacivert Renk Güçlendirir 3

Lenf ve Salgı Bezlerini Lacivert Renk Güçlendirir 3

Ayrıca lenf ve salgı bezleriyle birlikte, vücuttaki bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlar. Bu rengin enerjisi çok iyi bir kan temizleyici olduğu için, vücudun toksinlerden arınmasını kolaylaştırır.  Lenf ve salgı bezlerini güçlendiren lacivert renk (Kromoterapi) beynin her iki yarıküresi arasındaki uyum, yine laciverdin oluşturduğu olumlu etkilerindendir. Lenf ve salgı bezlerini güçlendiren lacivert renk (Kromoterapi) yüz ile ilgili (göz, kulak, burun, ağız, sinüsler gibi.) tüm rahatsızlıkların tedavisinde, rahatlıkla kullanılabilir.

Bunlara ek olarak, laciverdin yatıştırıcı ve dinlendirici yanından söz etmek de doğru olur. Bulunduğunuz ortamda veya kıyafetlerinizde laciverde gereğinden fazla yer vermenin yaratacağı olumsuz etkiler ise, yoğun bir depresyon hali veya toplumdan soyutlanmışlık duygusudur. .  Lenf ve salgı bezlerini güçlendiren lacivert renk (Kromoterapi) Mavinin diğer koyu tonları gibi lacivert de, ruhsal ve fiziksel rahatsızlıkların giderilmesinde çok etkin bir yere sahiptir. Bu rengin en önemli etki alanı kaş chakrası bölgesinde bulunur. Dolayısıyla da söz konusu chakrayla bağlantılı tüm fonksiyonların dengelenmesi ve bir düzene kavuşturulmasıyla ilgilidir. Göz, kulak, burun, sinir bozuklukları ve ruh hastalıklarına karşı.  Lenf ve salgı bezlerini güçlendiren lacivert renk (Kromoterapi) bazen İndigo mavisi de denir. Açık gecelerdeki gökyüzünün rengidir.  Lenf ve salgı bezlerini güçlendiren lacivert renk (Kromoterapi) merkezleri düzenli çalışan kişiler ruhen düzgündür, kuvvetli bir hafızaları vardır ve oldukça zekidirler Lenf ve salgı bezlerini güçlendiren lacivert renk (Kromoterapi) Mavinin diğer koyu tonları gibi lacivert de, ruhsal ve fiziksel rahatsızlıkların giderilmesinde çok etkin bir yere sahiptir. 

Kanser semptomlarının azaltılmasına yönelik tedavilerde, 18 beyin travması geçiren çocukların tedavisinde 9 ilik nakli olan çocukların durumlarının iyileştirilmesinde 20 ve sinir bozukluğu tedavisindeı sanat terapisi başarıyla uygulanmaktadır. Sanat terapilerinden biri olan renk terapisİ de birçok alanlarda uygulanmaktadır.
Lenf ve salgı bezlerini güçlendiren lacivert renk (Kromoterapi)  Lenf ve salgı bezlerini güçlendiren lacivert renk (Kromoterapi) Kalp, ciğer ve kan dolaşımı arasında bir denge oluşturmada kullanılan renk terapisi22 aktif dikkat problemi olan çocukların 2J ve saldırgan davranışlar sergileyen bireylerin tedavisinde lA kullanıldığı gibi, uzaya gönderilen bireylerin dikkatlerini toplamada ve daha uzun süreli iş yapabilmelerini sağlamada da25 kullanılmaktadır. Eğitimcilerimizin renklerin rahatlatıcı ve tedavi edici etkilerini göz önüne alarak, eğitim kurumlarını bu yönde yeniden tasarlamalarında büyük fayda vardır.  Lenf ve salgı bezlerini güçlendiren lacivert renk (Kromoterapi)  Lenf ve salgı bezlerini güçlendiren lacivert renk (Kromoterapi) Mesela, öğrencilerin rahatlıkla görebilecekleri, insana rahatlık hissi veren yeşil ve mavinin tonlarıyla yapılmış manzara resimleri ile okulların stresli ortamları azaltılabilir ve öğrenme için daha uygun ortamlar oluşturulabilir.

Günlük yaşantımızda hepimizin renklerden etkilendiği bilinen bir gerçektir. Bulunduğumuz mekanlarda canlı renkler bize huzur ve mutluluk verirken, donuk ve soluk renkler ise bizlere sıkıntı verir. Renkler karşısında neden değişik ruh halleri yaşıyoruz? Ruh halimizi, renkler ne yönde etkiler? Renklerin gizemli dünyasını öğrenmek istiyorsak önce ışığın ne olduğunu anlamamız gerekir.
Işık, şekli ve rengi oluşturan, bir tür elektromanyetik enerjidir. Güneş tarafından çeşitli dalga boylarında üretilen bu enerji, cisimlerden yansıyıp, gözümüz tarafından algılandığında, ışığı görmüş oluruz. Aslında çevremizde bulunan ve görebildiğimiz her şey, ışığın bir yansımasıdır. Işık bir cisme çarparak yansıma yapana dek, gözümüzle görebilme olanağımız yoktur. Renk ise, ışığın ayrılmaz bir parçasıdır. Işık, değişik dalga boylarına dönüştüğünde, emildiğinde veya kırıldığında çeşitli renkler ortaya çıkar. Bu tıpkı bir prizmayı güneş ışığına doğru tutmaya benzer. Ne var ki gökkuşağını oluşturan renkler, renk tayfının küçük bir bölümüdür. Gerçekte her rengin bir çok tonu ve çeşidi vardır. Her rengin kendine has bir emme ve yansıtma özelliği mevcuttur. Cisimler ise, güneş ışığını oluşturan renkleri kendi özelliklerine bağlı olarak, emer ve yansıtırlar. Renk, bir ışık frekansının belli oranda yoğunlaşması sonucunda ortaya çıkar.

Newton’dan sonra Chevreul, Helmhotz, Young gibi fizikçiler ve kimyagerler, bu proje üzerine eğilerek çalışmaları hızlandırmışlardır. Ancak günümüzde fizik ve metafizik alanında yapılan araştırmalar, renklerin bir terapi aracı olarak kullanılabileceğini ortaya koymuştur. Bugün dünyada birçok psikolog ve psikiyatr renkleri bir terapi aracı olarak kullanmaktadır. Dünyanın her tarafında bilinen bir atasözü vardır: “Güneş giren eve doktor girmez. ” Işık, tabiatın bir ilacı ve en güzel tedavi aracıdır. Işığın, insanlar ve bitkiler üzerindeki fiziksel etkilerini hepimiz biliyoruz. Kaynağını güneşten alan ışık, elektromanyetik enerjilerle doludur. Bu enerjiler dünyadaki doğal hayatı devam ettirirler. Bitkiler, güneşten gelen enerjiyi yapraklarında bulunan klorofil sayesinde yakalar ve karmaşık moleküllere dönüştürür.

Giydiğiniz Renkler Chakra’larınızı, Mutluluğunuzu ve Ruh Halinizi Etkiliyor. Rengi bir ışık olarak üstünüzde taşıyabilir, yiyecekler, içecekler ya da renkli bir su olarak içinize sindirebilirsiniz. Bunu yaparken çeşitli yöntemlerden istifade edebilirsiniz. Bunlar ışık kutuları, ışıklı ambarlar, renkli ampuller, kumaş ve dekorlardır.

– Giydiğiniz elbiselerin renklerinde, kullandığınız çarşaf gibi eşyalarda mavi, pembe, yeşil ya da sarı kullanırsanız daha derin ve rahat nefes alabilirsiniz. Bu renkler akciğerleri ve diyaframı güçlendirir.

 – Sinirli veya aşırı hareketli bir çocuk  Lenf ve salgı bezlerini
güçlendiren lacivert renk (Kromoterapi) veya kırmızı yatak takımının içinde uyumamalıdır. Böyle çocuklar için yeşil ya da mavi uygundur.

– Halı ve perdeler kişiliğe uygun renklerde olmalıdır. Örneğin sürekli kavga eden bir ailenin duvardaki  Lenf ve salgı bezlerini güçlendiren lacivert renk (Kromoterapi)li halıyı maviye, hatta pembeye çevirince daha iyi anlaşmaya başladıkları görülmüştür.

 – Duvar ve mobilyalar da hem insanın ruhi halini hem de sağlığını etkilemektedir.

 – Renkli tablolarla dekorasyon insana canlılık verir. Bunu yaşadığınız mekanlarda uygulayabilirsiniz.

 – Doğada her tür renk bulunur. Bu güzelliklerden faydalanarak onu yaşantımıza sokabiliriz.

 – Ev bitkileri renkli ya da yeşil bir ev, bitkiler yaşantımızda oldukça iyi sonuçlar verir.

 – Renkleri içinizde var olan gücünüzde canlandırarak üçüncü gözünrenklere karşı olan dikkatini artırabilirsiniz.

 – Gözlerinizi kapatıp, bir rengi hayalinizde canlandırarak, kendinize enerji yükleyin.

 – Renkleri içinize çekerek ve bunu vücudunuzun enerji merkezlerine yollayarak nefes alın ve verin. Rengi orada tutarak o bölgenize enerji yükleyip tedavi edin ve tedavi olduğunuzu düşünün. Düşünün ve “ben iyileştim” diyin. Sonuçta iyileştiğinizi göreceksiniz.

Hayatımızın ayrılmaz bir parçası olan renklerin kişilik yapımızdan tutunda, sağlığımıza hatta hastaları tedavi edici bir yöntem olarak kullanıldığını biliyormuydunuz? Kozmik bilim konusundaki çalışmalarıyla Türk kamuoyundan büyük ilgi gören, renklerin insan hayatında önemli bir yeri olduğunu söylüyor. Gerek eserlerinde, gerek konferanslarında ve gerekse sık sık çıktığı televizyon programlarında renklerin dünyası hakkında önemli açıklamalar yapan Prof. Maranki, “Renkler insanın merkezi sinir sistemine pozitif enerji yayarlar.  Lenf ve salgı bezlerini güçlendiren lacivert renk (Kromoterapi) bazı durumlarda, holistik hekimler hastanın aurasının fotografik bir görüntüsünü ya da hastanın elindeki elektrik sinyallerini okuyan özel bir kamera kullanarak kişisel enerji alanını kaydetmek isteyebilir. Kamera hastayı, vücudunun etrafını çevreleyen farklı renkler şeklinde görüntüler. Bu renkler hastanın özgün aura enerji yapısını saptamak ve bu auraya hangi tür renk terapisinin tamamlayıcı olacağına karar vermek üzere analiz edilir. terapisi her ne kadar gevşemeyi artırma, genel sıhhati düzeltme ve bazı bozukluk ve hastalıkların tedavisinde ek ya da tamamlayıcı terapi şeklinde etkili de olsa ciddi kronik ya da akut sağlık sorunları olan kişiler tedavi için yalnızca bu terapiye bel bağlamamalıdır.  Lenf ve salgı bezlerini güçlendiren lacivert renk (Kromoterapi) herhangi bir kronik ya da akut sağlık sorunu olan kişi diplomalı bir tıp hekimine danışmalıdır. Renk terapisinin yaygın uygulamalarının bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur. Ayurvedik tıp Hindistan’da binlerce yıldır yerleşik olan sağlam bir tıp uygulamasıdır. Buna karşın Birleşik Devletler’de tamamlayıcı bir uygulama olarak görülür. Yine de Ayurvedik spalar ve tıbbi uygulamaların sayısının artmasıyla son zamanlarda popülerliği giderek artmaktadır. Renk terapisinin yararları geniş ölçüde araştırılmamıştır ve halen alopatik tıp topluluğu tarafından bir yan tedavi olarak görülmektedir.  Lenf ve salgı bezlerini güçlendiren lacivert renk (Kromoterapi) Eğitim ve Sertifikasyon Renk terapistleri ya da Ayurvedik tıp uygulayıcıları olarak çalışan kişilerin özel bir sertifika ya da diploma almalarına gerek yoktur. Dişil Enerjinin Titreşimleri Ayaklarımız ağrıyor, belimiz sızlıyor, zihnimiz karmakarışık, bir türlü bu dağınık odayı toparlayamıyor; iş, görev ya da zorunluluk halini alınca da yaşam enerjimizi kaybediyoruz. Bu öyle hemen olmuyor; kirleticileri biriktirme sürecimiz, vücudumuzda blokajların oluşması ruh ve beden halimize göre hızla değişebiliyor.  Lenf ve salgı bezlerini güçlendiren lacivert renk (Kromoterapi) özellikle kadınlarda erken yaşlanma, hücre kaybı, menopoz ve ağrılı adet dönemi gibi travma yüklü ruh halleri görülebiliyor. Kadın danışanlarımın çoğu, yaşadıkları zihinsel ve bedensel ağırlıklardan bir an evvel kurtulma arzusuyla geliyor bana. Bedenimiz bir uzmana görünmesi gerektiğini söyler bize; ama çoğu kişi ona kulak asmadığı için ancak zorunlu ilaç kullanımına ramak kala bir uzmanın kapısını çalar. Sorunlarımızın özüne inmek, tarafsız bir analiz ve sağduyu ister. Bunu her zaman başaramayız. Takılıp kaldığımız ağrılı regli dönemleri ya da aşırı sinir halleri, hormonlarımızın nasıl da tahribata uğradığını bize bir kez daha gösterir.
Böylece sinir sistemimizin bu pozitif enerji ile beslenip vücuttaki enerji merkezlerimizi açarak enerjinin vücudumuzda dolaşması sağlanmaktadır. Dünyadaki hayatın kaynağı olan Güneş’in yaydığı ışınlar, dalgalar verenkler insan hayatının ayrılmaz birer unsurlarıdır. Bunlardan renkleri ele alacak olursak; renkler hayatımızı ve duygularımızı önemli derecede etkileyen unsurlardır. Renkleri hayatımızda, yerinde kullandığımız takdirde, bazı hastalıkları tedavi edici etkisinin olduğu çok eski çağlardan beri bilinmektedir. Çünkü renkler, merkezi sinir sistemine pozitif enerji yayarak sinir sistemimizin bu pozitif enerji ile beslenip vücuttaki enerji merkezlerimizi açarak, enerjinin vücudumuzda dolaşmasını sağlamaktadır. Bu da bize psikolojik olarak mutluluk vermekte, böylelikle de hayatımızı düzene sokmuş olmaktayız. Renklerin insan hayatında ve kişiliği üzerindeki bu olumlu ya da olumsuz etkileri araştırmalarla bilimsel olarak da tespit edilmiştir. Bu rengin en önemli etki alanı kaş chakrası bölgesinde bulunur.
Dolayısıyla da söz konusu chakrayla bağlantılı tüm fonksiyonların dengelenmesi ve bir düzene kavuşturulmasıyla ilgilidir. Ayrıca lenf ve salgı bezleriyle birlikte, vücuttaki bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlar. Bu rengin enerjisi çok iyi bir kan temizleyici olduğu için, vücudun toksinlerden arınmasını kolaylaştırır. Beynin her iki yarıküresi arasındaki uyum, yine laciverdin oluşturduğu olumlu etkilerindendir. Böylece tüm organlar, dokular ve hücreler enerjilerden eşit olarak faydalanır, insanı ayakta tutan bütün bu sistemler ve organlar, belirli renklere karşı duyarlıdır.” dedi. Renklerin çevrelerine yaydıkları titreşimlerin, vücudun elektromanyetik ışınımıyla doğrudan etkileşim içinde olduğunu anlatan, “Bu titreşimler, çakralar tarafından emildikten sonra, direkt olarak omurgalara iletilir. Daha sonra sinirler yardımıyla gerekli organlara ve dengesi bozulan sistemlere taşınır. Bu sayede, fiziksel rahatsızlıklara yol açabilecek duygusal ve zihinsel şikâyetler en aza indirilir” dedi.

Olayları bir bütün olarak kavrayabilme yeteneğine sahiptirler. Hoşgörülü ve iyimser bir kişilikleri vardır. Eğer bu renkle uyum halinde bulunan renk merkezi düzensiz çalışıyorsa bu kişiler unutkanlaşır. Çabuk kızarlar ve anlayışsız, kötümser bir tavır sergilerler. Bu renk merkezinin düzensiz çalışması sonucunda akciğer, göz, kulak ve burun rahatsızlıkları, yüz felci, sinir bozuklukları ve ruh hastalıkları gibi durumlar ortaya çıkar.  Lenf ve salgı bezlerini güçlendiren lacivert renk (Kromoterapi)le ilgili renk tedavisine devam edilirken uzmanların tavsiyesi krom, demir, bakır, brom, potasyum gibi metallerin hastanın üzerinde bulundurulmasıdır. Bu renkle ilgili tedavi sırasında mavi ve mor renge sahip besin maddeleri (siyah üzüm, kara lahana gibi) yenmelidir. Çivit mavi (  Lenf ve salgı bezlerini güçlendiren lacivert renk (Kromoterapi)), anestezi etkisine sahip: Bu renk, aktif renktir ve anestezi etkisi vardır. Diş ağrılarında, yüz kaslarındaki ve sinüzitteki ağrılarda, siyatik ve romatizma, kulak ve göz problemlerinde etkilidir.

Bu renk, yüz ile ilgili (göz, kulak, burun, ağız, sinüsler gibi. ) tüm rahatsızlıkların tedavisinde, rahatlıkla kullanılabilir. Bunlara ek olarak, laciverdin yatıştırıcı ve dinlendirici yanından söz etmek de doğru olur. Bulunduğunuz ortamda veya kıyafetlerinizde laciverde gereğinden fazla yer vermenin yaratacağı olumsuz etkiler ise, yoğun bir depresyon hali veya toplumdan soyutlanmışlık duygusudur.  Lenf ve salgı bezlerini güçlendiren lacivert renk (Kromoterapi) Sonsuzluk, otorite ve verimliliği ifade eder. Gücü, otoriteyi, ciddiyeti ve resmiyeti temsil eder. Üniformaların ve resmi kıyafetlerin çoğunda lâcivert vardır. Resmi kurumlar ve bazı firmalar amblemlerinde lâcivert ve tonlarını kullanır. Ciddi ve sorumluluk sahibi olarak bilinmek isteyen insanlar, lâciverti fazla tercih ederler.  Lenf ve salgı bezlerini güçlendiren lacivert renk (Kromoterapi), ruhsal ve fiziksel rahatsızlıkların giderilmesinde çok etkin bir yere sahiptir. Bu rengin en önemli etki alanları “alın şakrası” bölgesinde bulunur. Dolayısıyla da, söz konusu şakrayla bağlantılı tüm fonksiyonların dengelenmesi ve bir düzene kuvuşturulmasıyla ilgilidir.  Lenf ve salgı bezlerini güçlendiren lacivert renk (Kromoterapi) ışın gibi zihnin genişlik kazanmasına yardımcı olur. Onu korkulardan ve çekingenliklerden kurtarır. Ayrıca laciverdin yatıştı-rıcı ve dinlendirici özelliğide vardır. Bu renk, lenf ve salgı bezleriyle birlikte, vücuttaki bağışıklık sisteminin güçlenmesinide sağlar. Bu rengin enerjisi çok iyi bir kan temizleyici olduğu için, vücudun toksinlerden arınmasını kolaylaştırır. Beynin her iki yarımküresi arasındaki uyum, yine laciverdin oluşturduğu olumlu etkilerdendir. Zor bir karar vermek durumunda kaldığınızda  Lenf ve salgı bezlerini güçlendiren lacivert renk (Kromoterapi) rengi tercih edin. Lacivert sezgilerinizi canlandıracak ve doğru karar vermenize yardım edecektir. Ayrıca geceleri rüyalarınızı hatırlamanız için lacivert bir pijama tercih edebilirsiniz. Çevrenizce fark edilmemek ve rahatsız edilmemek istiyorsanız lacivert renk kıyafetler giyin. Çevrenizce fark edilmemek ve rahatsız edilmemek istiyorsanız  Lenf ve salgı bezlerini güçlendiren lacivert renk (Kromoterapi) kıyafetler giyin.

Göz, kulak, burun, sinir bozuklukları ve ruh hastalıklarına karşı.  Lenf ve salgı bezlerini güçlendiren lacivert renk (Kromoterapi) bazen İndigo mavisi de denir. Açık gecelerdeki gökyüzünün rengidir. Lenf ve salgı bezlerini güçlendiren lacivert renk (Kromoterapi) merkezleri düzenli çalışan kişiler ruhen düzgündür, kuvvetli bir hafızaları vardır ve oldukça zekidirler. Olayları bir bütün olarak kavrayabilme yeteneğine sahiptirler. Hoşgörülü ve iyimser bir kişilikleri vardır. Eğer bu renkle uyum halinde bulunan renk merkezi düzensiz çalışıyorsa bu kişiler unutkanlaşır. Çabuk kızarlar ve anlayışsız, kötümser bir tavır sergilerler. Bu renk merkezinin düzensiz çalışması sonucunda akciğer, göz, kulak ve burun rahatsızlıkları, yüz felci, sinir bozuklukları ve ruh hastalıkları gibi durumlar ortaya çıkar.  Lenf ve salgı bezlerini güçlendiren lacivert renk (Kromoterapi)le ilgili renk tedavisine devam edilirken uzmanların tavsiyesi krom, demir, bakır, brom, potasyum gibi metallerin hastanın üzerinde bulundurulmasıdır. Bu renkle ilgili tedavi sırasında mavi ve mor renge sahip besin maddeleri (siyah üzüm, kara lahana gibi) yenmelidir.

Lenf ve salgı bezlerini güçlendiren lacivert renk (Kromoterapi) ise insanı yatıştıran bir etki taşıyor. Bunun nedeni mavinin tonu olması. Mavinin diğer koyu tonları da insanda olumlu etki yaratıyorlar. Bedensel ve ruhsal yakınmaların sağaltılmasında  Lenf ve salgı bezlerini güçlendiren lacivert renk (Kromoterapi) oldukça etkili. Yatıştırıcı özelliğinin yanı sıra, insanın yorgunluğunu alan, dinlendiren özelliği de buluyor laciverdin.

Bu renk, düzenin ve ruhsallığın ifadesidir. Bu rengin insanları huzur, barış ve sadelikten hoşlanırlar. Giysilerinizde  Lenf ve salgı bezlerini güçlendiren lacivert renk (Kromoterapi) ağırlık verirseniz, sadık ve dürüst, araştırıcı ve başarılı birisiniz demektir. Lacivert renk, ruhsal ve fiziksel rahatsızlıkların giderilmesinde çok etkin bir yere sahiptir. Bu rengin en önemli etki alanları alın enerji bölgesinde bulunur. Dolayısıyla da, söz konusu şakrayla bağlantılı tüm fonksiyonların dengelenmesi ve bir düzene kuvuşturulmasıyla ilgilidir.  Lenf ve salgı bezlerini güçlendiren lacivert renk (Kromoterapi) ışın gibi zihnin genişlik kazanmasına yardımcı olur.
Onu korkulardan ve çekingenliklerden kurtarır. Ayrıca laciverdin yatıştırıcı ve dinlendirici özelliği de vardır. Bu renk, lenf ve salgı bezleriyle birlikte, vücuttaki bağışıklık sisteminin güçlenmesini de sağlar. Bu rengin enerjisi çok iyi bir kan temizleyici olduğu için, vücudun toksinlerden arınmasını kolaylaştırır. Beynin her iki yarımküresi arasındaki uyum, yine laciverdin oluşturduğu olumlu etkilerdendir. Bu renk, yüz ile ilgili (göz, kulak, burun, ağız, sinüslerde) meydana gelen tüm rahatsızlıkların tedavisinde, rahatlıkla kullanılabilir. Neşe ve bilgeliğin Rengi  Lenf ve salgı bezlerini güçlendiren lacivert renk (Kromoterapi) Strest’te Doğal Tedavidir. Renk terapisi (Kromoterapi) Güneş ışığının sahip olduğu elektromanyetik enerji dünyamızdaki doğal yaşamı devam ettirir. Işık yeterince alınmazsa canlılar hayat enerjisini tam olarak alamayacaklarından kendilerini sağlıksız, mutsuz ve sevgisiz hissederler. Renk terapisi metabolizmanın sağlıklı ve dengeli bir şekilde çalışmasını sağlamak için renk enerjilerinden faydalanmak için yapılan terapidir. İhtiyaç olan renk vucuda çeşitli yöntemlerle sağlanır. Reiki, müzik, sarjlı sular ve renk şuruplarıyla ihtiyaç duyulan renk vücuda yüklenir. Renk bir enerjidir. Giysilerimiz bizim hem ayıracımız hemde renk süzgeçimizdir. Renklerin büyülü dünyası hakkında fikir sahibi olmak için her şeyden önce ışık kavramını incelememiz gerek ışık rengi oluşturan bir tür elektromanyetik enerjidir. Güneş tarafından, çeşitli dalga boylarında üretilen bu enerji, nesnelerden yansıyıp gözümüz tarafından algılandığa ışığı görmüş oluruz. Aslında çevremizde bulunan ve görebildiğimiz her şey, ışığın yansımasıdır.

Koyu renkte görünen nesneler, parlak nesnelere oranla daha çok ışık emerler ve böylece göze daha az ışık yansıtırlar. Açık renkli nesneler ise, daha çok ışık yansıtarak parlaklık ve yoğunluk yanılsamasına yol açarlar. Parlak olarak algıladığımız objeler çok ışık yansıtırlar. Işığı oluşturan dalga boylarının hızları, bir ortamdan ötekine geçerken değişiklikler gösterir. Renk, ışığın ayrılmaz bir parçasıdır. Işık değişik dalga boylarına dönüştüğünde çeşitli renkler ortaya çıkar. Ancak gökkuşağını oluşturan yedi renk, bütün renk spektrumunun sadece çok küçük bir bölümüdür. Gerçekte her rengin birçok tonu ve çeşidi vardır. Her rengin kendine has bir emme ve yansıtma özelliği bulunur. Kromoterapi adıyla bilinen renk tedavisi eski Mısır’da, Çin’de ve Hindistan’da çok eskiden beri biliniyordu. Bu tedavi yöntemi insanda bazı renklere ait merkezler olduğu teorisinden yola çıkmaktadır. Chakra adı verilen bu merkezler belirli organları yönetir. Bunlar belirli renklerle de uyum halindedir. Organik veya psikolojik nedenlerden dolayı bu merkezler görevlerini yapamaz duruma gelince, hem idare ettikleri organlarda bazı hastalık belirtileri görülmeye başlanır, hem de uyum halinde bulundukları renk titreşimleri azalarak bu renge olan ihtiyaçları artar. Kromoterapi de bu duruma gelen hastaya aksayan chakranın rengiyle ilgili tedavi uygulanır. Ayrıca bu merkezin uyum hali içinde bulunduğu renkle ilgili besinler tavsiye edilir. Bazen bu renk merkezi ile ilgili metaller taşınması da önerilebilir. Tedavi esnasındaki süre kromoterapi uzmanının tavsiyesine göre yapılır. Renklerle Tedavi Günümüzde fizik ve metafizik alanında yapılan araştırmalar, renklerin bir terapi aracı olarak da kullanılabileceğini ortaya koyuyor. Tarihteki araştırmalar, Eski Mısırlılarla Çin ve Hind uygarlıklarında, renklerle terapiye çok önem verildiğini ortaya çıkardı. Çünkü kaynağını güneşten alan ışık, elektromanyetik enerjilerle dolu ve bu enerjiler insanın yaşamını devam ettirebilmesinde yardımcı oluyor. Yapılan araştırmalara göre, insanda bedeni kuşatan Aura veya enerji beden adı verilen elektromanyetik bir alan bulunduğunu ifade ederek, bedeni saran bu enerji alanının, ışık (renk), elektrik, ısı, ses, manyetik ve elektromanyetik etkiler ile sürekli olarak etkileşimde olduğunu belirtiyor. Vücudu saran enerji alanı içinde yedi adet de, ‘çakra’ adı verilen, her biri ayrı renge sahip enerji dağıtım merkezleri bulunduğunu kaydeden “Çakraların fiziksel bedene doğrudan bağlı oldukları tek yer, salgı bezleri ve omurga sistemidir. Enerji merkezleri vasıtasıyla emilen enerjilerin vücuda yayılması, dolaşım ve sinir sistemlerinin yardımıyla gerçekleşir.

Böylece tüm organlar, dokular ve hücreler enerjilerden eşit olarak faydalanır, insanı ayakta tutan bütün bu sistemler ve organlar, belirli renklere karşı duyarlıdır.” dedi. Renklerin çevrelerine yaydıkları titreşimlerin, vücudun elektromanyetik ışınımıyla doğrudan etkileşim içinde olduğunu anlatan, “Bu titreşimler, çakralar tarafından emildikten sonra, direkt olarak omurgalara iletilir. Daha sonra sinirler yardımıyla gerekli organlara ve dengesi bozulan sistemlere taşınır. Bu sayede, fiziksel rahatsızlıklara yol açabilecek duygusal ve zihinsel şikâyetler en aza indirilir” dedi.

Kanser semptomlarının azaltılmasına yönelik tedavilerde, 18 beyin travması geçiren çocukların tedavisinde 9 ilik nakli olan çocukların durumlarının iyileştirilmesinde 20 ve sinir bozukluğu tedavisindeı sanat terapisi başarıyla uygulanmaktadır. Sanat terapilerinden biri olan renk terapisİ de birçok alanlarda uygulanmaktadır.

indeks: Color therapy, zihinsel sağlığı, ruhsal sağlığı, art Iherapy, alternative treatment, renk, zihin, beden, duygu, denge, canlılık, Spor, fiziksel sağlığı, stres, kas, Doku, Enerji, Ezoterik, çarka, Homeopatik, color, Renk Meditasyonu, Renk terapisi, sanat terapisi, alternatif tedavi,

.

Kızılcık Sağlıklı Cinsel Yaşam Sağlar.

Kromoterapi Altın Renk Karaciğeri Düzenler.

Anne Sütü Gözde Kaşıntı, Nezle, Kızarıklığa Faydalıdır.

Yorgun ve Bitkin Düşenlere Hurma Dinçlik ve Enerji verir.

incir sperm arttırıcı özelliği Mevcuttur. Aile’nin Mutluluğudur.

Güzelliğin Sırrı Kara Üzümdedir.

http://faydaliyasam.com/ceviz-kabugu-suyu-dis-tartarlarina-karsi-faydalidir/

—–

loading…

—–




—-
.

Bilgi kaynaklarımız:
www.enerjistmasor.com

www.bitkiveinsan.com

www.faydaliyasam.com

www.google.com

UYARI:
Sitemizde hastalikları teşhis tedavi etmek ile ilgili 1219 sayılı Tababet Kanunu’na göre sadece doktorların görevi olduğu bilinciyle, web sitesinde yer alan bilgiler sağlıklı ve yararlı yaşama hakkında bitkisel doğal tavsiye niteliğinde olup paylaşımlar ve konularımız tavsiye ettiğimiz ürünlerimiz ilaç değil, yaşama yararlı besin destek ürünleridir. Tedavi veya hekim tedavisi yerine geçmez. Paylaşılan metinlerde ve Kürlerin içerisinde geçen bitkilerin kullanımından önce, özellikle adı geçen bitkilere alerjiniz olup olmadığını doktorunuza kontrol ettirdikten sonra kullanmanız tavsiye olunur. Yaşama sağlıklı, afiyet içinde, yararlı yaşamanız dileklerimizle…

—–


—–

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir