Lacivert Renk Siyatik ve Romatizma Faydalıdır 2

Lacivert Renk Siyatik ve Romatizma Faydalıdır 2
Siyatik ve Romatizmaya faydalı Lacivert Renk beynin her iki yarıküresi arasındaki uyum, yine laciverdin oluşturduğu olumlu etkilerindendir.Siyatik ve Romatizmaya faydalı Lacivert Renk yüz ile ilgili (göz, kulak, burun, ağız, sinüsler gibi.) tüm rahatsızlıkların tedavisinde, rahatlıkla kullanılabilir. Bunlara ek olarak, laciverdin yatıştırıcı ve dinlendirici yanından söz etmek de doğru olur. Dolayısıyla da söz konusu chakrayla bağlantılı tüm fonksiyonların dengelenmesi ve bir düzene kavuşturulmasıyla ilgilidir.

Siyatik ve Romatizmaya faydalı Lacivert Renk bazen İndigo mavisi de denir. Açık gecelerdeki gökyüzünün rengidir. Siyatik ve Romatizmaya faydalı Lacivert Renk merkezleri düzenli çalışan kişiler ruhen düzgündür, kuvvetli bir hafızaları vardır ve oldukça zekidirler Siyatik ve Romatizmaya faydalı Lacivert Renk Mavinin diğer koyu tonları gibi lacivert de, ruhsal ve fiziksel rahatsızlıkların giderilmesinde çok etkin bir yere sahiptir. Siyatik ve Romatizmaya faydalı Lacivert Renk Siyatik romatizma, vücutta olan en büyük sinir siyatik sinirini bacakta neden olduğu ağrıyla birlikte ortaya çıkan rahatsızlıktır. Ağrının şiddetlenmesi hastanın yürümesine bile engel olur. Bacaklarda çekme, kalçada uyuşma, ağrı, kas güçsüzlüğü gibi etkilerle kendini gösterir. Siyatik ve Romatizmaya faydalı Lacivert Renk Siyatik genellikle tek başına ortaya çıkmaz. Omurga hastalıkları, disk kayması, bel fıtığı, diz kapağı iltihaplanmaları gibi sinirlerin sıkışmasına neden olan rahatsızlıklarla birlikte görülebilir. Siyatik halk arasında aynı zamanda sinir romatizması olarak tanımlanmaktadır. Siyatik ve Romatizmaya faydalı Lacivert Renk Siyatik siniri leğen kemiğinden başlamakta, kalçanın içinden geçip, bacakların arka tarafından dize kadar inmektedir. Dize geldiğinde ikiye ayrılır ve baldırlara doğru iner. Yani dördüncü ve beşinci bel omurlarının arsından çıkar, topuklara kadar inen sinir siyatiktir. Neden olduğu ağrı belirli bir bölgede değil, ağrı olduğunda tüm organı etkiler. Siyatik vücuttaki en büyük sinirdir. Sinire ait olan bozukluklarla ortaya çıkan, kalçadan ve kaba etlerden başlayarak, bacaktan topuğa kadar yayılan ağrı, siyatalji olarak tanımlanır. Siyatik ve Romatizmaya faydalı Lacivert Renk Çoğunlukla bel ağrısı buna eşlik eder.Fıtıklaşmış olan bir diskin siyatik sinirinin dalını basıya uğratmasıyla siyatalji ortaya çıkar. Siyatik ve Romatizmaya faydalı Lacivert Renk Siyatik romatizma diye de bilinen bu sorunun teşhisinde, sinir kökünün basıyla birlikte ağrı yapması ve kas iskelet sistemindeki gerilme ve burkulma ile yansıyan ağrının ayırt edilmesi önemlidir. Siyatik romatizma belirtileri nelerdir? Kalçadan topuğa inen ağrı ve çekilme Belden ayağa kadar uzanan ağrı Etilenmiş bacaktaki karıncalanma, hissizlik ve kas güçsüzlüğü Kramp, sertleşme ve kalçadaki uyuşma Gerinme ve öksürme sırasında oluşan ağrılar Üst bacakta sürekli ağrı olması Aynı pozisyonda tüm bacakta ağrı olması Siyatik romatizma nedenleri Siyatik sinirinde bu şekilde ağrı olmasının en önemli nedeni sinirlerdeki yıpranmadır.

Renk terapisi Güneş ışığının sahip olduğu elektromanyetik enerji dünyamızdaki doğal yaşamı devam ettirir. Işık yeterince alınmazsa canlılar hayat enerjisini tam olarak alamayacaklarından kendilerini sağlıksız, mutsuz ve sevgisiz hissederler. Renk terapisi metabolizmanın sağlıklı ve dengeli bir şekilde çalışmasını sağlamak için renk enerjilerinden faydalanmak için yapılan terapidir. İhtiyaç olan renk vucuda çeşitli yöntemlerle sağlanır. Reiki, müzik, sarjlı sular ve renk şuruplarıyla ihtiyaç duyulan renk vücuda yüklenir. Renk bir enerjidir. Giysilerimiz bizim hem ayıracımız hemde renk süzgeçimizdir. Renklerin büyülü dünyası hakkında fikir sahibi olmak için her şeyden önce ışık kavramını incelememiz gerek ışık rengi oluşturan bir tür elektromanyetik enerjidir. Güneş tarafından, çeşitli dalga boylarında üretilen bu enerji, nesnelerden yansıyıp gözümüz tarafından algılandığa ışığı görmüş oluruz. Aslında çevremizde bulunan ve görebildiğimiz her şey, ışığın yansımasıdır.

Koyu renkte görünen nesneler, parlak nesnelere oranla daha çok ışık emerler ve böylece göze daha az ışık yansıtırlar. Açık renkli nesneler ise, daha çok ışık yansıtarak parlaklık ve yoğunluk yanılsamasına yol açarlar. Parlak olarak algıladığımız objeler çok ışık yansıtırlar. Işığı oluşturan dalga boylarının hızları, bir ortamdan ötekine geçerken değişiklikler gösterir. Renk, ışığın ayrılmaz bir parçasıdır. Işık değişik dalga boylarına dönüştüğünde çeşitli renkler ortaya çıkar. Ancak gökkuşağını oluşturan yedi renk, bütün renk spektrumunun sadece çok küçük bir bölümüdür. Gerçekte her rengin birçok tonu ve çeşidi vardır. Her rengin kendine has bir emme ve yansıtma özelliği bulunur. Kromoterapi adıyla bilinen renk tedavisi eski Mısır’da, Çin’de ve Hindistan’da çok eskiden beri biliniyordu. Bu tedavi yöntemi insanda bazı renklere ait merkezler olduğu teorisinden yola çıkmaktadır. Chakra adı verilen bu merkezler belirli organları yönetir. Bunlar belirli renklerle de uyum halindedir. Organik veya psikolojik nedenlerden dolayı bu merkezler görevlerini yapamaz duruma gelince, hem idare ettikleri organlarda bazı hastalık belirtileri görülmeye başlanır, hem de uyum halinde bulundukları renk titreşimleri azalarak bu renge olan ihtiyaçları artar. Kromoterapi de bu duruma gelen hastaya aksayan chakranın rengiyle ilgili tedavi uygulanır. Ayrıca bu merkezin uyum hali içinde bulunduğu renkle ilgili besinler tavsiye edilir. Bazen bu renk merkezi ile ilgili metaller taşınması da önerilebilir. Tedavi esnasındaki süre kromoterapi uzmanının tavsiyesine göre yapılır. Renklerle Tedavi Günümüzde fizik ve metafizik alanında yapılan araştırmalar, renklerin bir terapi aracı olarak da kullanılabileceğini ortaya koyuyor. Tarihteki araştırmalar, Eski Mısırlılarla Çin ve Hind uygarlıklarında, renklerle terapiye çok önem verildiğini ortaya çıkardı. Çünkü kaynağını güneşten alan ışık, elektromanyetik enerjilerle dolu ve bu enerjiler insanın yaşamını devam ettirebilmesinde yardımcı oluyor. Yapılan araştırmalara göre, insanda bedeni kuşatan Aura veya enerji beden adı verilen elektromanyetik bir alan bulunduğunu ifade ederek, bedeni saran bu enerji alanının, ışık (renk), elektrik, ısı, ses, manyetik ve elektromanyetik etkiler ile sürekli olarak etkileşimde olduğunu belirtiyor. Vücudu saran enerji alanı içinde yedi adet de, ‘çakra’ adı verilen, her biri ayrı renge sahip enerji dağıtım merkezleri bulunduğunu kaydeden “Çakraların fiziksel bedene doğrudan bağlı oldukları tek yer, salgı bezleri ve omurga sistemidir. Enerji merkezleri vasıtasıyla emilen enerjilerin vücuda yayılması, dolaşım ve sinir sistemlerinin yardımıyla gerçekleşir.
Renkler, tedavide nasıl kullanılır? Renklerle tedavi günümüzde giderek popüler hale gelmektedir. Gözler ve deri aracılığı ile vücuda ulaşan renkler, kişinin vücut fonksiyonlarına da tesir eder. Her renk düşük veya yüksek titreşimli belli bir dalga boyuna sahiptir. Renklerle tedavide, renklerin düşük veya yüksek titreşimli enerjiye ve farklı frekansa sahip olmalarının farklı psikolojik sonuçlara yol açtığı kabul edilir. Bu açıdan farklı renklerin farklı psikolojik tesirlere yol açması renklerle tedavinin temel çıkış noktasıdır. Tedavide renklerin tesiri olup olmadığını izlemede, kan basıncı ölçümleri, kalb atım hızındaki değişmeler, kasların gerilme indeksi değerleri kullanılır. Sonuçlar kontrol grubuyla karşılaştırmalı olarak analiz edilir. Kişi tarafından algılanan renkler, sempatik ve parasempatik sinir sistemi üzerinden ve bunlarla aktif hale geçen nöro-kimyevî maddelerin salgılanması yoluyla insana tesir eder. Meselâ mavi, parasempatik sistemi uyarır. Bu uyarılma, bir seri nöro-kimyevî madde ve hormonun salgılanmasını ardışık (münavebeli) olarak başlatır. Sonuçta kan basıncı ve kalb atım hızı düşer. Kişide rahatlama meydana gelir. Kırmızı, mavinin zıddı olarak sempatik sinir sistemini uyarır. Sonuçta kalb atım hızı ve kan basıncı artarak kişi, alarm durumuna geçer. Renkler üzerinde çalışan psikologlar, Londra Köprüsü’nün sık sık intihar mekânı olarak kullanıldığını fark etmişler. Renklerin insan tutum ve davranışlarına tesir ettiğinden yola çıkan uzmanlar, siyah olan köprünün, maviye boyanmasını teklif etmişler ve köprü maviye boyanmıştır. Sonuçta köprü üzerinde gerçekleşen intihar girişimlerinde % 50 azalma sağlanmıştır. Mor ve pembe, iştahın azalmasında tesirlidir. Bu bilgiden yola çıkan Amerika’daki Johns Hopkins Tıp Fakültesi’ndeki uzmanlar, kilo verme programına katılan hastaların pembe renkli mekânlarda yaşamalarını sağlamışlardır. Pembe mekânlarda yaşayan şişmanların iştahlarının ve streslerinin azaltılması kolaylaştırılmıştır. Renklerin insan psikolojisine tesir ettiğine başka bir misal, cinayet işlemiş saldırgan mahkûmların kaldığı hapishanenin odaları ve bahçesi pembeye boyanmıştır. Belli bir müddet sonra iç dekorasyonu pembeye boyanmış hapishanedeki mahkûmlar arasında gözlenen şiddet ve kavga olaylarında belirgin bir azalma görülmüştür. Renkler şiddete ve kavgaya eğilimli öğrencilerin terbiyesinde de faydalı olmaktadır. Şiddete eğilimli öğrencilerin mavi ve tonlarının hakim olduğu sınıflarda ders görmeleri ve okul dışında da mavi renkli mekanlarda yaşamaları sağlanmıştır. Belli bir süre sonra, öğrencilerin saldırganlıklarında belirgin azalma sağlanmıştır. Renklerin tabiattaki dağılışı, yoğunlukları ve insan üzerindeki tesirleri, tabiatta hiçbir şeyin tesadüfî olmadığını ve belli gâyelere hizmet etmek üzere yaratıldığını göstermektedir. Günümüzde fizik ve metafizik alanında yapılan araştırmaların, renklerin bir terapi aracı olarak da kullanılabileceğini ortaya koyduğunu bildirdi. Dr. İbrahimoğlu’nun belirttiğine göre, ‘Kırmızı’, kan dolaşımına ve kansızlık hastalıklarına iyi gelirken, ‘ Siyatik ve Romatizmaya faydalı Lacivert Renk ‘ da yorgunluğa, halsizliğe, uykusuzluğa, korkuya, depresyona karşı etkili oluyor. Mor rengin ise, sinir sistemini, halsizlik, psikolojik ve duygusal yorgunlukları tedavi edici özelliği bulunuyor. tarihteki araştırmaların, eski Mısırlılarla Çin ve Hind uygarlıklarında renklerle terapiye çok önem verildiğini ortaya çıkardığını söyledi.

Kaynağını güneşten alan ışığın, elektromanyetik enerjilerle dolu olduğunu vurgulayan “Bu enerjiler, dünyadaki doğal hayatı devam ettirirler. Bitkiler, güneşten gelen enerjiyi, yapraklarında bulunan klorofil sayesinde yakalar ve karmaşık moleküllere dönüştürür ki bu da bitkinin canlılığının devamını sağlar. Işık eksik ve yetersiz olduğu takdirde, canlılar yeterli hayat enerjisini alamayacaklarından kendilerini sağlıksız, mutsuz ve sevgisiz hissederler. Renk terapisi, metabolizmada sağlıklı bir denge sağlamak için renk enerjilerinden faydalanma işlemidir” dedi. yapılan araştırmalara göre, insanda bedeni kuşatan “Aura” veya “enerji beden” adı verilen elektromanyetik bir alan bulunduğunu ifade ederek, “Bedeni saran bu enerji alanı, ışık, (renk) elektrik, ısı, ses, manyetik ve elektromanyetik etkiler ile sürekli olarak etkileşimdedir” diye konuştu.

Vücudu saran enerji alanı içinde yedi adet de, ‘çakra’ adı verilen, her biri ayrı renge sahip enerji dağıtım merkezleri bulunduğunu kaydeden “Çakraların fiziksel bedene doğrudan bağlı oldukları tek yer, salgı bezleri ve omurga sistemidir. Enerji merkezleri vasıtasıyla emilen enerjilerin vücuda yayılması, dolaşım ve sinir sistemlerinin yardımıyla gerçekleşir. Böylece tüm organlar, dokular ve hücreler enerjilerden eşit olarak faydalanır, insanı ayakta tutan bütün bu sistemler ve organlar, belirli renklere karşı duyarlıdır” dedi. insanın içinde bulunduğu duygusal değişikliklerin, çakralarda enerji dengesizliği meydana getirdiğini belirterek, “Bu durumda, belirli bir rengin fazlalığı veya azlığı söz konusudur ki, çakraların dengesiz çalışması fizik bedende hastalıkların doğmasına neden olur” diye konuştu. Renklerin çevrelerine yaydıkları titreşimlerin, vücudun elektromanyetik ışınımıyla doğrudan etkileşim içinde olduğunu anlatan, “Bu titreşimler çakralar tarafından emildikten sonra, direkt olarak omurgalara iletilir. Daha sonra sinirler yardımıyla gerekli organlara ve dengesi bozulan sistemlere taşınır. Bu sayede, fiziksel rahatsızlıklara yol açabilecek duygusal ve zihinsel şikayetler en aza indirilir” dedi. renklerle tedavi üzerinde çalışırken karşılaşılan en büyük sorunun ise, ihtiyaç duyulan renklerin belirlenmesi olduğunu vurgulayarak, “Her rengin bir de tamamlayıcı rengi vardır. Renk terapisinde renkler tek başına kullanılabileceği gibi tamamlayıcı renklerle de kullanılabilir” diye konuştu.
Kromoterapi adıyla bilinen renk tedavisi eski Mısır’da, Çin’de ve Hindistan’da çok eskiden beri biliniyordu. Bu tedavi yöntemi insanda bazı renklere ait merkezler olduğu teorisinden yola çıkmaktadır. Chakra adı verilen bu merkezler belirli organları yönetir. Bunlar belirli renklerle de uyum halindedir. Organik veya psikolojik nedenlerden dolayı bu merkezler görevlerini yapamaz duruma gelince, hem idare ettikleri organlarda bazı hastalık belirtileri görülmeye başlanır, hem de uyum halinde bulundukları renk titreşimleri azalarak bu renge olan ihtiyaçları artar. Kromoterapi de bu duruma gelen hastaya aksayan chakranın rengiyle ilgili tedavi uygulanır. Ayrıca bu merkezin uyum hali içinde bulunduğu renkle ilgili besinler tavsiye edilir. Bazen bu renk merkezi ile ilgili metaller taşınması da önerilebilir. Tedavi esnasındaki süre kromoterapi uzmanının tavsiyesine göre yapılır.

Renklerin tedavi edici özelliğinden bahsettiniz. Bu konuyu biraz detaylandırır mısınız? Renklerin tedavi edici olması, vücuttaki enerji merkezlerinin renginin renk çarkında olmasına bağlıdır. Renk terapisinde kullanılan renkler; kırmızı, Siyatik ve Romatizmaya faydalı Lacivert Renk , sarı, yeşil, turkuaz, Siyatik ve Romatizmaya faydalı Lacivert Renk ve mordur. Bunlar renk çarkını oluştururlar. Terapi esnasında kişiye bu renkler sunulur, sonra ona bu renklerden hoşuna gidenleri sıraya koyması söylenir. Buradaki renk seçimine göre de onun kişilik yapısı hakkında tahminler yapılır. Bu renk terapisi sonucunda kişinin duygusal ve fiziksel istifadelerini, eksikliklerini ortaya çıkarırız. Ayrıca onda gizli kalmış yetenekleri de açığa vurmasını sağlarız. Bunun yanında psikolojik problemlerin çözümlenmesinde, vücutta fizyolojik dengesizlikleri çözümleyecek hastalıkları önlemede de renk terapisinden istifade edilir. Vücuttaki her enerji merkezinin kendine has bir rengi vardır. Buradaki yedi renkten her biri, bağlantılı bulundukları enerji merkezi bölgesindeki organların hastalıklarının tedavisinde yüz yıllardır kullanılmaktadır. Bu süreç Şamanizmden başlayarak Hint, Çin, Mısır, Yunan ve İslam medeniyetlerince de devam etmiştir.
Bu terapinin nasıl uygulandığını anlatır mısınız? Uygulama olarak hastalar renkli odalara renkli taşlardan da istifade edilerek yerleştirilir, ilgili uzman tarafından renklerin bedene etkisi çeşitli metotlarla sağlanırdı. Osmanlı döneminde bu amaçlarla Edirne’de Selimiye Şifahanesi’nde hastaların renkli odalarda müzik ve su ile birlikte tedavi edildiği bilinmektedir. Bugün insanoğlunun renkler konusunda az-çok bilgisi vardır. Canlıların etrafını saran enerji ışınları alanı yani enerji alanı, sağlıklı bir canlıda baştan ayağa kadar bedenden 30 cm. ileri uzanır. Bedende yaralı bir yer varsa orada enerji alanı çok ince olur. Bu görüntüler Kirlian fotoğrafçılığı ile bilimsel olarak ispatlanmıştır.
İnsan bedeninde 7 enerji merkezi vardır. Diğer taraftan Güneş’in doğal olarak bize yansıttığı ve gözümüzle görebildiğimiz renk sayısı da 7’dir. Böylece insan bedenindeki 7 enerji merkezi gökkuşağının 7 doğal rengini almıştır. Sağlıklı bir insan elektromanyetik bir enerji içindedir. Bu sebeple gökkuşağındaki bu renklerin enerjisi de her enerji merkezinde görülebilir. Ama sağlıksız bir vücutta bu renkler lekeli veya bulanık görülür. İşte bu renklerin bozulması vücutta ileride ortaya çıkacak hastalıkların işaretidir. Enerji güçlü, açık, dengeli olduğu zaman enerji merkezlerinin içinden rahatlıkla geçer. İnsan vücudunda bazen yeterli, bazen de açık enerji birikimi olur. Eğer bir enerji merkezinde yetersiz enerji mevcutsa o zaman enerji merkezi kendi rengiyle tedavi edilir. Renk terapisinde şu hususlar önemlidir ve dikkate alınmalıdır:
– Hastaya şifa verirken ışınlarla birlikte renkleri de gönderebilirsiniz. Bu da hastalığın iyileşme sürecini hızlandırır ve yardımcı olur.
– Renklerden bilhassa sarı, yeşil, mavi ve mor daha etkili şifa verir. İkinci derecede şifa renkleri Siyatik ve Romatizmaya faydalı Lacivert Renk , kırmızı ve pembedir.
– Renk tedavisinde hastayı tedavi ederken gönderdiğimiz renklerparlak ve berrak olmalıdır. Çünkü donuk, kirli yani parlak olmayanrenkler hastalık işaretidir.
– Sezgilerimizle vardığımız kararla hastaya hangi renk uygunsa onu uygulamak gerekir.
– Renk terapisi için en uygun zaman, sizin kalbinizden ve üçüncü gözünüzden gelen enerjiyi birleştirebildiğiniz zamandır.
– Önce 4 şifa renginin kendiliğinden belirdiğini görmeniz gerekir, şayet görünmezse dört ana rengi denemeniz gerekir.
– Sırasıyla sarı, yeşil, mavi, Siyatik ve Romatizmaya faydalı Lacivert Renk ve mor renklerini deneyin. En uygun rengi bulduğunuzda seans boyunca o renkte kalın.
– Rengi düşünün ve içinize, yani istediğiniz bölgeye çekin, bunu sürdürün ve sonucu görün…
Renklerin insan hayatı üzerindeki diğer etkileri konusunda neler söylemek istersiniz? Daha önce de belirttiğimiz gibi renkler insan hayatı üzerinde çok yönlü bir etkiye sahiptirler. Fiziki ve ruhi yapı üzerindeki etkinin yanında yiyecekler, giyecekler ve hatta yaşanılan mekanlar konusunda da geçerlidir. Kozmik bilinç, işte bu noktada önemli bir görev ifa etmektedir. Zira biyolojik yaşamımızda gıdaları ve kıyafetleri kullanırken bile ayrı bir metodu insanlığın istifadesine sunmaktadır Bu çerçevede, yiyeceklerimizi alırken ve kullanırken renklerine özen göstermeli, mümkünse çiğ olarak, tam pişirmeden, renklerini kaybetmeden ve haşlama sularını dökmeden yemeliyiz. Yine sebze ve meyveleri tüketirken renklerle tedaviyi de düşünüp ona göre tüketmekle ayrı bir şifa özelliğinden istifade edebiliriz. Her renkli sebze ve meyvenin, vücudun enerji bölgesinin renklerine göre yendiğinde bedenimizde ayrı bir şifa verdiği mutlaka görülecektir. Bunun bazı örneklerini şöyle ifade edebiliriz:
– Kök enerji merkezi kırmızı; yani kan tedavisi; kırmızı lahana, kiraz, böğürtlenle beslenebilir.
– Kalp enerji merkezi yeşil; yeşil fasulye, çam yaprağı, yeşil otlar ve yeşil çayla beslenir.
– Mide ve safra kesesi rengi sarı; şifası limon suyu ve zeytinyağı vs. ile beslenir
Renklerin kıyafetler üzerinde de etkisi olduğunu ifade ettiniz. Bu konuda neler söylemek istersiniz? Yapılan çeşitli araştırmalar, renklerin giysilerimizdeki etkisini fiziki ve ruhi yönden ispat etmektedir. Güneş ışığının etkisiyle doğal kristalden çıkan renkler; bedenimizin o bölgelerinde kullanılacak giysilerle bedenimize müspet enerji verebileceği gibi, mlenfi enerjiler vererek enerji merkezlerimizi bloke edip “hastalanmalara” da yo açabilir. Dolayısıyla hastalıkların tedavisinde kişinin sadece fiziksel rahatsızlıklarıyla ilgilenmek yanlış olur. Bunun yanında problemi oluşturan metafizik öğeleri de ortaya çıkarmak gerekir. Özellikle giysiler, insanların kendilerini değişik renklerle ifade etmelerini sağlarlar. Kişiliğinize ters düşen renklerle fiziksel ve ruhsal durumunuzu dengelemeniz mümkün olmaz.
İnsanlar renkli giysileri örtünmek için veya dikkat çekmeye yarayan bir araç olarak kullanırlar. Bunu sadece biriyle anlamak çok yanlıştır. Halbuki renklerin enerjilerinden giysilerde yararlanıldığı taktirde daha yapıcı ve üretken olabilirsiniz. Zira bunlar vücudumuzu saran renk filtreleri gibidirler. Fiziksel ve ruhsal yönden vücuda almamız gereken renk enerjisinin miktarını ayarlarlar. İnsanların giysilerinde seçtiği renkler, onların kişilikleri hakkında çok şey söyler. Ayrıca tercih edilen bu renkler kişilerin sağlıklı yaşamalarına yardımcı olurlar.
Bunları birkaç örnekle şöyle ifade edebiliriz:
– Sarı ve tonlarında giyilen giysiler şişmanlamaya,
– Kırmızı renkli iç çamaşırları, cinsel içgüdünün artmasına,
– Siyatik ve Romatizmaya faydalı Lacivert Renk ve mor tonları ciddiyete ve düşünme yeteneğinin artmasına,
– Yeşil ve tonları sükunet ve kalp huzuruna,
– Mavi ve tonları rahatlık ve iç huzuruna,
– Mor ve tonları ise insan ufkunun açılıp beyin fonksiyonlarının normal çalışmasına ve dış etkilerden etkilenmemeye yardımcı olur.
Araştırmalar bize göstermiştir ki, insanda bedeni kuşatan elektromanyetik bir alan vardır. Buna Aura veya enerji beden adı verilir. Bedenimizi bulut gibi saran bu enerji alanı, ışık, (renk) elektrik, ısı, ses, manyetik ve elektromanyetik etkiler ile sürekli olarak etkileşimdedir. Ayrıca bu enerji alanı içinde yedi adet de, chakra adını verdiğimiz enerji dağıtım merkezleri vardır. Chakra’lar bedene giren ve beden tarafından yayılan enerjilerin oranlarını düzenlerler. Ayrıca bedendeki fiziksel, duygusal, zihinsel ve ruhsal fonksiyonların yerine getirilmesi için gerekli olan enerjiyi emerek, bunları ihtiyaç duyulan bölgelere dağıtırlar. Her bir chakra ayrı bir renge sahiptir. Chakraların fiziksel bedene doğrudan bağlı oldukları tek yer, salgı bezleri ve omurga sistemidir. Enerji merkezleri vasıtasıyla emilen enerjilerin vücuda yayılması, dolaşım ve sinir sistemlerinin yardımıyla gerçekleşir. Bu yolla tüm organlar, dokular ve hücreler enerjilerden eşit olarak faydalanmış olurlar. İnsanı ayakta tutan bütün bu sistemler ve organlar, enerjiye (belirli renklere) karşı duyarlıdırlar. İnsanın içinde bulunduğu duygusal değişiklikler (öfke, korku, negatif düşünceler vs. ) chakralarda enerji dengesizliği meydana getirir. Burada, belirli bir rengin fazlalığı veya azlığı söz konusudur. Chakraların dengesiz çalışması fizik bedende hastalıkları oluşturur. Eğer bünyemizde herhangi bir denge bozukluğu başgösterirse, bazı renkleri veya renk kombinasyonlarını kullanarak, iç dengemizi tekrar kurabiliriz. Renklerin çevrelerine yaydıkları titreşimler, vücudun elektromanyetik ışınımıyla doğrudan bir etkileşim içindedirler. Söz konusu titreşimler chakralar tarafından emildikten sonra, direkt olarak omurgalara iletilirler. Omurgalara ulaşan bu enerji dolu titreşimler, sinirler yardımıyla gerekli organlara ve dengesi bozulan sistemlere taşınırlar. Böylece fiziksel rahatsızlıklara yol açabilecek olan duygusal ve zihinsel şikayetler en aza indirilir. Renklerle tedavi üzerinde çalışırken karşılaşılan en büyük sorun ise, ihtiyaç duyulan renklerin belirlenmesidir. Her rengin bir de tamamlayıcı rengi vardır. Kırmızı – Turkuaz. Siyatik ve Romatizmaya faydalı Lacivert Renk – Mavi. Sarı – Mor. Yeşil – Macenta’dır. Terapide renkler bazen tek başına bazen de tamamlayıcı renkleri ile birlikte kullanılır. Bu konu uzmanlık isteyen bir iştir. Çünkü renklerin bilinçsiz olarak kullanılması yarar yerine zarar da getirebilir. Renklerden en iyi şekilde yararlanmak istiyorsak mutlaka bir renk terapistine başvurmalıyız. Renklerin Anlamları: Renkler hayatımızın parçası. Renkler olmasaydı hayat çekilmez olurdu herhalde. Peki renklerin hayatımız nasıl etkilediğini biliyor musunuz? Renk seçiminin kimi zaman Son olarak, renklerin insanların yaşadığı mekanlardaki etkisi konusunda bilgi verir misiniz? İnsan hayatının önemli bir kısmı kapalı mekanlarda geçtiği için bu konu büyük önem arzetmektedir. Özellikle ev hanımlarının zamanının çok önemli bir kısmı bu kapsamda ele alınmalıdır. Dolayısıyla insanın bulunduğu mekanın rengi kişiliği ile uyumlu olmalıdır. Bu amaçla dekorasyonda doğru renkler seçmeli, odanın şeklini doğru ayarlamalıyız.
Rus bilim adamları uzay yolcularının psikolojik durumlarını değiştirmek için tasarlanan bir dizi renkli lensler geliştirerek bu lensleri kullanan uzay yolculanmn daha uzun süreli çalışabildiklerini, daha iyi konsantre olabildiklerini ve daha az sayıda hata yaptıklarını tespit etmişlerdir. 17 Özetle, binlerce yıldır başarıyla kullamlan sanat terapisi son zamanlarda tekrar ilgi odağı olmuştur. Siyatik ve Romatizmaya faydalı Lacivert Renk Sanat terapisi özellikle sağlık alanında alternatif tedavi yöntemi olarak gün geçtikçe yaygınlaşmaktadır. Hindistan doğumlu Dinshah Ghadiali, 12 Renkli Kromoterapi Sistemini (numarasız olan Akupunkturla daha az ilgiliydi; “Işık ve Rengin İlkeleri” konusunda daha çok Dr. Edwin D. Babbit’ten etkilenmişti ve farklı hastalıklar için sayısız renk ışık ışınlama tedavi programları geliştirdi. Renk tedavisi hakkında çok şey bilmek zorunda olmadan da şunu biliriz: Siyatik ve Romatizmaya faydalı Lacivert Renk Kırmızının uyarıcı (güçlendirici) etkisi vardır, Mavi ise sakinleştirir (yatıştırır). Uyumun ve Dinshah Ghadiali’ye göre “psişik dengenin” rengi olan yeşilleyse neredeyse yanlış hiçbir şey yapamayız: Yeşilin dengeleyici etkisi vardır. Renk Meridyen Tedavisi Christel Heidemann’ın Renk Meridyen Tedavisi de oldukça etkilidir. Bu tedavi, her bir meridyeni test bulgularına göre bir renkle sınıflandırır. Bir fizyoterapist olarak bağ dokuları hakkında çok şey biliyordu.

indeks: Renk Meditasyonu, Renk terapisi, fiziksel sağlığı, stres, kas, Doku, Enerji, Ezoterik, çarka, Homeopatik, color, sanat terapisi, alternatif tedavi, Color therapy, zihinsel sağlığı, ruhsal sağlığı, art Iherapy, alternative treatment, renk, zihin, beden, duygu, denge, canlılık, Spor,

.

Akupunktur insan Sağlığında Şifadır.

Kızılcık Sağlıklı Cinsel Yaşam Sağlar.

Anne Sütü Gözde Kaşıntı, Nezle, Kızarıklığa Faydalıdır.

Yorgun ve Bitkin Düşenlere Hurma Dinçlik ve Enerji verir.

incir sperm arttırıcı özelliği Mevcuttur. Aile’nin Mutluluğudur.

Güzelliğin Sırrı Kara Üzümdedir.

http://faydaliyasam.com/ceviz-kabugu-suyu-dis-tartarlarina-karsi-faydalidir/

—–

loading…

—–




—-
.

Bilgi kaynaklarımız:
www.enerjistmasor.com

www.bitkiveinsan.com

www.faydaliyasam.com

www.google.com

UYARI:
Sitemizde hastalikları teşhis tedavi etmek ile ilgili 1219 sayılı Tababet Kanunu’na göre sadece doktorların görevi olduğu bilinciyle, web sitesinde yer alan bilgiler sağlıklı ve yararlı yaşama hakkında bitkisel doğal tavsiye niteliğinde olup paylaşımlar ve konularımız tavsiye ettiğimiz ürünlerimiz ilaç değil, yaşama yararlı besin destek ürünleridir. Tedavi veya hekim tedavisi yerine geçmez. Paylaşılan metinlerde ve Kürlerin içerisinde geçen bitkilerin kullanımından önce, özellikle adı geçen bitkilere alerjiniz olup olmadığını doktorunuza kontrol ettirdikten sonra kullanmanız tavsiye olunur. Yaşama sağlıklı, afiyet içinde, yararlı yaşamanız dileklerimizle…

—–


—–

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir